DEFINED BY in Turkish translation

[di'faind bai]
[di'faind bai]
tarafından tanımlanan
belirlenir
is determined
sets
are decided
defined by
tarafından tanımlanmış

Examples of using Defined by in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Serbia," the president said."Everybody has its duties and authority defined by the constitution and the law.
anayasa ve kanunlarla tanımlanmış görev ve yetkilere sahiptir.
actually it's a space, and it's kind of just defined by a line of buildings on either side.
aslında bir alan olması harika ve sadece her iki yanda sıralanan binalar şeklinde tanımlanıyor.
A series of matrices called PAM matrices(Point Accepted Mutation matrices, originally defined by Margaret Dayhoff and sometimes referred to as"Dayhoff matrices") explicitly encode evolutionary approximations regarding the rates and probabilities of particular amino acid mutations.
PAM matrisi( Point accepted mutation, noktasal olarak kabul edilmiş mutasyon) olarak adlandırılan bir grup matris, belli amino asit mutasyonlarının olma hızları ve olasılıklarını içerir bu matrisler Margaret Dayhoff tarafından tanımlanmış olduğu için bazen'' Dayhoff matrisleri'' olarak da adlandrılır.
on the position x{\displaystyle\mathbf{x}} of a particular material point, but also on the local orientation of the surface element as defined by its normal vector n{\displaystyle\mathbf{n.
aynı zamanda onun normal vektörü n{ \displaystyle \mathbf{ n}} ile tanımlı olarak yüzeysel elemanların yerel oryantasyonuna da bağlıdır.
A certificate chain(see the equivalent concept of"certification path" defined by RFC 5280) is a list
Sertifika zinciri( RFC 5280 tarafından tanımlanan'' sertifika yolu'' eşdeğer kavramına bakınız)
a note that he/she has not contracted a contagious disease despite coming from an area affected by a pandemic, as defined by the information of the Ministry of Health.
Sağlık Bakanlığı bilgilerin tarafından tanımlanan, Pandemi olan bir alandan gelmesine rağmen bir bulaşıcı hastalığa sahip olmadığını gösteren aşılama Belgesi veya bir not gerekli.
Stereotypes are often defined by exceptions.
Stereotipler genellikle istisnalar ile tanımlanır.
Our lives are defined by opportunities.
Hayatımızı fırsatlar belirler.
People are defined by three things.
İnsanlar üç şeyle tanımlanır.
Our lives are defined by opportunities.
Hayatlarımız fırsatlarla belirlenmiştir… kaçırdıklarımız olsa bile.
An angle defined by three points.
Üç noktayla belirtilen bir açı.
And men are defined by their money.
Ve erkekler paralarıyla tanımlanır.
All is not defined by binary constructs.
Tüm, ikili elemanlı yapıtlarla tanımlanamaz.
We're not defined by our pasts.
Bizi belirleyen şey geçmişimiz değil.
The history of man is defined by war.
İnsanlık tarihini savaşlar belirler.
Why would you be defined by family?
Neden ailenle tanımlanasınız ki?
You basically said Marilyn was defined by men.
Marilynı erkeklerin şekillendirdiğini söyledin.
Powerful men are defined by the risks they take.
Güçlü adamlar aldıkları risklerle tanımlanırlar.
Powerful men are defined by the risks they take.
Güçlü erkekler aldıkları risklerle tanımlanırlar.
Our world is defined by the pace of change.
Dünyamız bir değişim hızı ile tanımlı.
Results: 1284, Time: 0.0507

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish