DEHYDRATION in Turkish translation

dehidratasyon
dehydration
dehidrasyon
dehydration
susuzluk
thirsty
without water
hydrated
anhydrous
waterless
parched
get dehydrated
sıvı kaybı
susuzluktan
thirsty
without water
hydrated
anhydrous
waterless
parched
get dehydrated
su kaybına
su kaybındandır

Examples of using Dehydration in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Probably dehydration. You passed out, Sebastian.
Büyük ihtimalle su kaybındandır.- Bayılmışsın, Sebastian.
And dehydration. Then you would die of starvation.
O zaman açlıktan ve susuzluktan ölürsün.
Dehydration's a problem. Nutrition.
Beslenme. Sıvı kaybı sorunu var.
In spite of the fact that they both suffered acute dehydration and exposure.
Ciddi akut dehidrasyon ve güneşe maruz kalma yaşadıkları halde.
Also Toxoplasmosis, dehydration, SLE, various intersex disorders.
Aynı zamanda toksoplazmoz dehidratasyon SLE, çeşitli çoklu cinsiyet bozuklukları.
It's hot out there, and I'm very susceptible to dehydration.
Dışarısı sıcak ve su kaybına karşı çok hassasım.
Probably dehydration. You passed out, Sebastian.
Bayılmışsın, Sebastian. Büyük ihtimalle su kaybındandır.
Dehydration's a problem. Nutrition.
Sıvı kaybı sorunu var. Beslenme.
And you even made a cheap replica of his dehydration gun.
Dehidrasyon tabancasının ucuz bir taklidini bile yapmışsın.
Jamie's greatest threat is dehydration.
Jamie nin en önemli sorunu dehidratasyon.
You passed out, Sebastian. Probably dehydration.
Bayılmışsın, Sebastian. Büyük ihtimalle su kaybındandır.
Any sign of fever or dehydration?
Ateş ya da dehidrasyon?
The official coroner's report lists the cause of death as, get this… dehydration.
Resmi polis raporunda ölüm nedeni sıvı kaybı olarak geçiyor.
gastroenteritis and dehydration.
Gastroenterit ve dehidrasyon.
Teenage Hispanic male, suffering from dehydration.
Genç İspanyol erkek, sıvı kaybı yaşıyor.
mild dehydration.
hafif sıvı kaybı.
When it's very hot, you should drink lots of water to avoid dehydration.
Hava çok sıcak olduğu zaman sıvı kaybını önlemek için çok su içmen gerekir.
And we're fully stocked on water to prevent dehydration.
Sıvı kaybını önlemek için de bir sürü suyumuz var.
He's still suffering the effects of acute dehydration.
Hâlâ şiddetli susuzluğun etkileri sürüyor.
the bottles in here to stop dehydration.
buradaki şişe yerleri susuzluğu önlüyor.
Results: 194, Time: 0.2323

Top dictionary queries

English - Turkish