DESIGNING in Turkish translation

[di'zainiŋ]
[di'zainiŋ]
dizayn
design
tasarlayarak
designing
premeditated
with premeditation
tasarlama
design

Examples of using Designing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
How much designing have you done on the, uh, real thing?
Gerçek uçakta ne kadar tasarım yaptın?
I spent my life designing that thing.
Ömrümü bunu tasarlayarak geçirdim.
It sounds easy, but there's a lot of science that goes into designing them.
Çok basit durduğunu biliyorum ama tasarlama sürecinde bir sürü bilim dönüyor.
It's just a car they wouldn't stop designing.
Tasarlamayı bir türlü bırakmadıkları bir araba.
Now, we only need a diva for our maestro to start designing.
Şimdi üstadımızın tasarlamaya başlaması için sadece bir divaya ihtiyacımız var.
What do you think is so important when designing a suit?
Takım tasarlarken en önemli şey ne sence?
To start drawing and designing things. That one building inspired me.
O bina, beni çizim ve tasarım… yapmak için esinlendirdi.
I spent my life designing that thing.
Hayatımı bu şeyi tasarlayarak geçirdim.
Ever think about pushing your interior designing again?
Tekrardan tasarıma yönelmeyi hiç düşündün mü?
Faraday immediately set about designing the experiment, devoting every moment of his spare time to the problem.
Faraday derhal deneyi tasarlamaya girişerek fazla zamanının her anını bu soruna ayırdı.
And then in'91 was my fourth and final one for"designing women.
Sonuncusunu da 91de'' Kadınları Tasarlama'' ile aldım.
Designing a station that will manipulate electromagnetism.
Elektromanyetizmayı işletebilecek bir istasyon tasarlamayı.
there were great sagas about designing Biosphere 2.
Biyosfer 2yi tasarlarken böyle destansı olaylar yaşandı.
Designing things. That one building inspired me to start drawing and.
O bina, beni çizim ve tasarım… yapmak için esinlendirdi.
Tom spent all day designing a website for a new client.
Tom, bütün günü yeni bir müşteri için bir web sitesi tasarlayarak geçirdi.
Devoting every moment of his spare time to the problem. Faraday immediately set about designing the experiment.
Faraday derhal deneyi tasarlamaya girişerek fazla zamanının her anını bu soruna ayırdı.
That really involves designing behaviors and personality into products.
Tasarıma yaklaşımda insan odaklılık. Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.
I-I love designing things.
Bir şeyler tasarlamayı seviyorum.
Inspired me to start drawing and designing things. That one building.
O bina, beni çizim ve tasarım… yapmak için esinlendirdi.
By comparison, designing a brassiere is a piece of cake. Stitching of the heel.
Topuk dikişi… sutyen tasarlamaya kıyasla kek bir iş.
Results: 390, Time: 0.0603

Top dictionary queries

English - Turkish