DIVERSITY in Turkish translation

[dai'v3ːsiti]
[dai'v3ːsiti]
çeşitlilik
various
several
variety
diverse
different
numerous
assorted
miscellaneous
multiple
such
farklılık
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction
çeşitliliği
various
several
variety
diverse
different
numerous
assorted
miscellaneous
multiple
such
çeşitliliğini
various
several
variety
diverse
different
numerous
assorted
miscellaneous
multiple
such
çeşitliliğe
various
several
variety
diverse
different
numerous
assorted
miscellaneous
multiple
such
farklı
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction
farklılığı
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction
farklılıklar
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction

Examples of using Diversity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It is why we have the diversity that we have. It's the birds
Sahip olduğumuz çeşitliliğin var olan kuş
He valued diversity in pansori.
Çeşitli sancaklarda mutasarrıflık görevlerinde bulunmuştur.
Earth. Here in Glenview, we value diversity.
Glenviewde farklılıklara değer veririz. ABD, Dünya?
Here in Glenview, we value diversity. USA, Earth?
Glenviewde farklılıklara değer veririz. ABD, Dünya?
There is a big federal incentive for diversity hires.
Çeşitli ırklardan istihdam için federal teşvik var.
But I don't want diversity to kiss me on the mouth!
Ama farklılığın beni ağzımdan öpmesini istemiyorum!
But they had great diversity, and, inside, great complexity.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.
Or the source of our greatest strength. our diversity will either be our undoing.
Çeşitliliğimiz ya çöküşümüz olur ya da en büyük güç kaynağımız.
Species diversity is greatest in the rain forests.
Yağmur ormanları tür çeşitliliğinin en fazla olduğu yerdir.
I don't need to tell you how much we have gained because of the corps's diversity.
Birliğin çeşitliliğinden ne kadar çok iey kazandığımızı söylememe gerek yok.
But I do think diversity is a fair.
Ama farklılığın adil olması gerektiğini düşünüyorum.
So in Africa, there's been more time to create genetic diversity.
Yani Afrikada genetik farklılıkların oluşması için daha fazla zaman geçti.
This book, The Holy Bible, explains how this wonderful diversity came about.
Bu Kitap; Kitab-ı mukaddes bu harikulâde çeşitliliğin nasıl meydana geldiğini anlatır.
women's rights, and cultural diversity.
kadın hakları ve kültürel çeşitliliktir.
But we basically want a diversity of activities the players can play through this.
Ama biz işin özünde oyuncuların aktivite çeşitliliğiyle oynamalarını istiyoruz.
habitat diversity has produced considerable species diversity.
habitat çeşitliliği, ülkede önemli bir tür çeşitliliğinin oluşmasını sağlamıştır.
The natural world has several ways of preserving or increasing genetic diversity.
Doğa, genetik çeşitliliğin korunmasında veya artmasında çeşitli yöntemlere sahiptir.
In the theory of computation, a diversity of mathematical models of computers has been developed.
Berim kuramı içinde bilgisayarlarla ilgili çeşitli matematiksel modeller geliştirilmiştir.
I want to see a squad that reflects our community's diversity.
Takımın, okul cemaatinin farklılığını yansıtmasını istiyorum.
Thirteen species-- highest diversity we can find in one single area in Africa.
Farklı çeşitle ki bu rakam Afrika da tek bir bölgede bulunan en yüksek çeşitliliktir.
Results: 651, Time: 0.0557

Top dictionary queries

English - Turkish