DIVING in Turkish translation

['daiviŋ]
['daiviŋ]
dalış
dive
scuba
snorkeling
immersion
dalgıç
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
atlama
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
dalış yapmak
diving
dalışı mı
diving
dalan
diving
trundles
's been dive-bombing
dal
branch
twig
dai
dive
stick
limbs
bough
dalış mı
diving
dalgıçlık
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
dalgıçlığının
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
dalgıçlığını
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
dalıyorlar
dalış yapmayı
diving

Examples of using Diving in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Wall diving?-Perhaps a bit of both.
Duvar dalışı mı? Muhtemelen ikisini de.
Are you pouting or diving?
Surat asacaksın dalış mı yapacaksın?
Pretty music but no stage diving or anything.
Güzel müziktir ama sahneye atlama falan yoktur.
A kid diving in a water hole outside of town had found his car.
Bir çocuk arabasını bulmuş. Şehrin dışında göle dalan.
Diving ducks- that can feed off the bottom several metres down.
Birkaç metre aşağıda beslenebilen dalgıç ördekler.
Depth: 900 feet.- Still diving.
Hâlâ dalıyor. Derinlik 275 metre.
Cave diving?
Mağara dalışı mı?
Diving the deep.
Derinlere dal.
I didn't know there was a Pokémon diving board.-You're kidding me!
Hadi be! Pokémon atlama tahtası olduğunu bilmiyordum!
Diving for buried treasure?
Gömülü bir hazine için dalış mı yapacaksın?
They put me back in the diving program.
Beni tekrar dalgıçlık programına aldılar.
Still diving.
Hâlâ dalıyor.
Oh… my… God. A diving board!
Aman… tanrım. Atlama tahtası!
You ended my diving career, lieutenant.
Benim dalgıçlık kariyerimi bitirdin, teğmen.
Diving now! Move!
Şimdi dalıyoruz! Yürüyün!
Swimming, diving.
Yüzüyor, dalıyor.
A diving board! Oh, my God!
Aman… tanrım. Atlama tahtası!
His daughter's on the diving team.
Kızı dalgıçlık takımındaymış.
Still diving. Depth, 900.
Hala dalıyoruz. Derinlik, 900.
It's like diving down into the deep ocean.
Bir okyanusun derinlerine dalıyor gibiyiz.
Results: 767, Time: 0.0632

Top dictionary queries

English - Turkish