DOMESTICATED in Turkish translation

[də'mestikeitid]
[də'mestikeitid]
evcil
pet
domestic
tame
house
familiaris
housebroken
evcilleştirilmiş
pet
domestic
tame
house
familiaris
housebroken
evcilleşmiş
pet
domestic
tame
house
familiaris
housebroken
evcillik
pet
domestic
tame
house
familiaris
housebroken

Examples of using Domesticated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Domesticated never! Librated forever!
Sonsuza kadar kurtuldu! Asla evcilleşmedi!
And tonight a hundred more domesticated abominations will die.
Ve bu gece, 100 tane daha, evcilleştirilen pislik ölecek.
But now, these domesticated descendants cuddle up to him for food and attention.
Ancak şimdi bu evcil soydaşlar yiyecek ve korunma için barıştılar.
Other crops domesticated in West Africa include African rice, yams and the oil palm.
Batı Afrikada kültürlenmiş bazı bitkiler, Afrika pirinci ve yağ palmiyesidir.
It's domesticated! Let go of it!
Lanet olsun!- Bırak gitsin!
Let go of it! It's domesticated!
Lanet olsun!- Bırak gitsin!
These domesticated suburbanites.
Banliyöde yaşayan bu evcil insanlar.
He may look domesticated, but look again.
Evcil gibi görünüyor olabilir. Ama isterseniz bir kez daha bakın.
That a wolf can be quite a devotee once he's domesticated.
Şu kurt… tamamen sizi hayran eder mi? Bir kere ehli olduğu gibi.
I'm not just wild, I'm trained, domesticated.
Sırf vahşi değilim Eğitimliyim, ehliyim.
Our elite agents work and train 24/7… to combat all enemies, foreign and domesticated.
Seçkin ajanlarımız düm düşmanlarla… savaşıp, onları evcilleştirmek için 7/24 çalışır.
It's domesticated! Let go of it!
Bırak gitsin!- Lanet olsun!
Let go of it! It's domesticated!
Bırak gitsin!- Lanet olsun!
More than 100,000 years ago, our ancestors domesticated fire.
Bin yıldan daha uzun bir zaman önce atalarımız ateşi keşfetti.
Scientists from the University of Aberdeen have also found early cereal pollen from domesticated plants, which further suggests people may have lived on the islands before the Vikings arrived.
Bilim adamları Üniversitesi Aberdeen da bulunan erken tahıl polen evcil bitkiler, daha fazla öneriyor insanlar olabilir yaşadı Adaları önce Vikingler geldi.
Now I'm going to mark on the toughness values for nylon fiber, bombyx-- or domesticated silkworm silk-- wool,
Şimdi naylon iplik ipek böceği ya da evcil ibrişim kurdu ipi yün,
Selective breeding of carp into today's popular and completely domesticated koi and goldfish began over 2,000 years ago in Japan
Günümüzde oldukça popüler olan Sazan balığından yapay seçilim yoluyla tamamen evcilleştirilmiş türleri olan koi
Domesticated farm animal… Lives by the river… Give us a sound
Evcil bir hayvan, çiftlikte yaşıyor… Vistula Nehri kıyısında,
Schapiro honed in her domesticated craft work
Schapiro, evcilleştirilmiş sanat eserinde bilenmiş
In your novel you talk about the duality between the domesticated being we show and the wild beast that we hide.
Romanınızda, gösterdiğimiz evcilleşmiş yanımızla… sakladığımız vahşi hayvan… arasındaki ikilikten bahsediyorsunuz.
Results: 132, Time: 0.042

Top dictionary queries

English - Turkish