DONATE in Turkish translation

[dəʊ'neit]
[dəʊ'neit]
bağış
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis
bağışla
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışlayacak
will forgive
will donate
will spare
is gonna donate
is forgiving
bağışlayabilirsiniz
donate
bağışı
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis
bağışlamak
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışlıyor
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışına
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis
bağışlamalısın
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışlar
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis

Examples of using Donate in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Donate it as if I'm a secret supporter.
Gizli bir destekçileriymişim gibi onlara bağışla.
If she has 10 baht, she will donate 20.
Bahtı olsa, 20 bağış yapar.
Some people donate kidneys, others end up at Jumbo Mart.
Bazılarını böbreğini bağışlar, diğerleri Jumbo Martta çalışır.
She would probably make you donate four cans of food first.
Muhtemelen sana ilk olarak dört kutu konserve yemek bağışı yaptırabilir.
So you wanna donate this to charity?
Bunu derneğe mi bağışlamak istiyorsunuz?
Totally donate that dress to the Smithsonian.
O gelinliği kesinlikle Smithsoniana bağışlamalısın.
The spear-forgers donate a thousand spears!
Mızrak ustaları, 1000 mızrak bağışlıyor!
No, I'm gonna go donate blood, the candy of the veins.
Hayır, damarların şekeri olan kan bağışına gideceğim.
Lorelai, donate $100 to the Stars Hollow Historical Society.
Lorelai, Stars Hollow Tarih Cemiyetine 100 dolar bağışla.
The more we make, the more we can donate to the orphanage.
Ne kadar kazanırsak yetimhaneye o kadar bağış yapabiliriz.
Others end up working at the Jumbo Mart. Some people donate kidneys.
Bazılarını böbreğini bağışlar, diğerleri Jumbo Martta çalışır.
You can either donate money, or donate manpower.
Para ya da insan gücü bağışı da yapabilirsiniz.
You should donate some money.
Bu paranın bir kısmını bağışlamalısın.
The candy of the veins. Uh, no, I'm gonna go donate blood.
Hayır, damarların şekeri olan kan bağışına gideceğim.
Go and donate some blood.
Git sen de bağışla.
Pay here and there… donate here and there!
Şurda burda ödeme… oraya buraya bağış!
You can either donate money.
insan gücü bağışı da yapabilirsiniz.
Please go out of business and donate all your profits to charity.
Lütfen piyasadan çekil ve bütün karını bağışla.
We can't make people donate to charity.
Hayır için insanlara bağış yaptırtamayız.
Donate them to Lieutenant Zawistowski's fund.
Onları Teğmen Zawistowskinin fonuna bağışla.
Results: 137, Time: 0.0699

Top dictionary queries

English - Turkish