ENLIST in Turkish translation

[in'list]
[in'list]
askere
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
katıl
to join
to attend
to participate
agree
to qualify
orduya girmek
orduya yazdırdı

Examples of using Enlist in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm gonna enlist every resource available to immobilize them, the father of my child.
Onları durdurmak için uygun olan her kaynaktan yardım alacağım. Bebeğimin babasını.
Enlist in Starfleet.
Yıldız filosuna yazıl.
Re enlist and finish what you started.
Başladığın şeyi yeniden kaydet ve bitir.
Re enlist and finish what you started.
Başladığınız şeyi yeniden kaydedin ve bitirin.
Therefore every eligible man in our land should enlist.
Bu yüzden de topraklarımızdaki her yaşı gelmiş erkek asker olmalı.
Most people don't focus on a third pillar and in some cases run agents of influence. of Russian active measures which is to recruit and enlist.
Rus aktif önlemlerin alınması ve askere alınması ve bazı durumlarda etki ajanları çalıştırıyor.?
So… she made him enlist. And mom didn't know what to do with him.
Bu yüzden… onu orduya yazdırdı. Ve annem onunla ne yapacağını bilmiyordu.
so… she made him enlist.
bu yüzden… onu orduya yazdırdı.
Most of us are planning to resign from the army… form a private regiment… and enlist for the Serbs against the Turks.
Çoğumuz ordudan istifa etmeyi özel bir alay kurmayı ve Türklere karşı Sırplara katılmayı planlıyor.
I'm gonna enlist every resource available to immobilize them, and if that means that this is the last time you and I see each other, that is fine by me.
Onları durdurmak için uygun olan her kaynaktan yardım alacağım. Ve bu, birbirimizi son görüşümüz anlamına geliyorsa, fark etmez.
We could go and vote, enlist in the Army, or--ooh--you could see an"R"-rated movie.
Gidip oy kullanabiliriz, Orduya kaydolabiliriz. Ya da'' R''( 18+) filmleri de izleyebilirsin.
There are other rich people in this town… and if I have to enlist their financial enthusiasm… then I will take advantage of their yuletide spirit.
Bu şehirde başka zenginler de var… ve gerekiyorsa onların finansal yardımlarını almak için Noel dönemiyle gelen hislerinden yararlanacağım.
But you wouldn't support us by, like, enlisting?
Ama askere yazılarak desteğini göstermemişsin?
We were both terribly upset about Henry enlisting, and we just.
Henry askere yazılacağı için ikimiz de fevkalâde üzgündük ve biz.
You got enlisted in 1975.
Yılında askere gittin.
Noah and Fin enlisted together.
Noah ile Fin birlikte askere yazıldılar.
Abby was outstanding, too, except she was enlisted, not an officer.
Abby de olağanüstüydü. Er olması dışında, subay değildi.
You enlisted, I'm drafted.
Sen gönüllü katıldın, ben zorla alındım.
Enlists ex-military and intelligence operatives,
Eski ordu ve istihbarat uzmanlarını alıp,
Since enlisting, he's been arrested twice, both misdemeanors.
Donanmaya girdiğinden beri iki kez tutuklanmış. İkisi de küçük suçlar.
Results: 47, Time: 0.0654

Top dictionary queries

English - Turkish