FAST FORWARD in Turkish translation

[fɑːst 'fɔːwəd]
[fɑːst 'fɔːwəd]
hızlı ileri
fast forward
hızlı i̇leri
fast forward
hızlı sarma
fast forward

Examples of using Fast forward in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Wait, wait, wait. Fast forward.
Bekle, bekle, hızlı ilerlet.
I'm applying a timeline and running it fast forward.
Zaman aralığı uygulayarak hızlı ilerletiyorum.
So, fast forward a few years.
Derken, birkaç yılı hızla ileri saralım.
By the way, is it just me, or does fast forward.
Bu arada sadece bana mı oluyor yoksa hızlı ileri sarma sizin de başınızı döndürüyor mu?
Fast Forward" seasonThis season featured a brand new direction as well as a completely redesigned look and feel.
Fast Forward'' sezonu ===Bu sezonda tamamen bir yeniden dizayn edilen bak ve hissetin yanı sıra yepyeni bir yön özelliklidir.
The Exposé shortcut keys were moved to the F3 key to make room for the"rewind","play/pause" and"fast forward" keys.
Exposé kısayol tuşları,'' geri sarma'','' oynat/ duraklat'' ve'' hızlı ileri sar'' tuşlarına yer açmak için F3 tuşuna taşındı.
Next Song/Fast Forward, Previous Song/Fast Reverse, and up
Sonraki Şarkı/ Hızlı İleri, Önceki Şarkı/ Hızlı Geri Al
Fast forward 45 years later,
Yıl hızlıca ileriye alırsak daha sonra bu makarna sosu,
next song/fast forward) and the end call/close application key.
bir sonraki şarkı/ hızlı ileri sarma) ve son arama/ kapatma uygulama tuşunu da getirir.
to select a menu item Play/ Pause: this doubles as an off switch when held Skip Forward/ Fast Forward Skip Backwards/ Fast Reverse The iPod's operating system is stored on its dedicated storage medium.
bir menü öğesi seçmek için Oynat/ Duraklat: bu, tutulduğunda kapalı bir anahtar olarak iki katına çıkar İleri Atla/ Hızlı İleri Geriye Atla/ Hızlı Ters Çevir IPodun işletim sistemi kendi özel depolama ortamında saklanır.
Fast forward.
Hızlıca sarar mısın?
Fast forward.
Hızlı Çekim.
Now fast forward.
Şimdi ileri saralım.
Okay, fast forward.
Tamam, ileri sar.
Now, fast forward.
Şimdi ileri sar.
Let me fast forward.
İleri sarayım hızlıca.
Fast forward selector!
İleri sar seçici!
Fast forward a little.
Biraz hızlan.
Just fast forward again.
Şimdi tekrar ileri sar.
Somebody hit fast forward?
Biri ileri tuşuna mı bastı?
Results: 242, Time: 0.0465

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish