ILERLE in English translation

move
hareket
hamle
yürüyün
taşınmak
kımılda
kıpırda
çekilin
çekil
yürü
taşı
go
git
gidin
gidelim
yürü
gider
bakalım
dönün
gir
çık
başla
proceed
devam
ilerleyin
devam edin
doğru ilerlesin
başla
doğru devam et
nakili
hareket etmemiz
advance
avans
ileri
önceden
öncü
ilerleyin
peşin
ilerle
gelişmiş
forward
ileri
ön
forvet
doğru
küstah
bugünden
öne
ilerle
cüretkar
sabırsızlanıyorum
head
kafa
kafadan
doğru
başını
başkanı
kellesini
şefi
aklına
lideri
müdürü
make
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
moving
hareket
hamle
yürüyün
taşınmak
kımılda
kıpırda
çekilin
çekil
yürü
taşı
progress
gelişim
süreç
ilerleme
gelişme
gidişatını

Examples of using Ilerle in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Üç Bravo 20 Etiwandaya ilerle şüphelilerin yolunu kes.
Three Bravo 20 proceed west to Etiwanda…-… to intercept suspects.
Matthew, ilerle.
Matthew, advance.
Erik… Aracın ortasına ilerle.
Erik, make for the middle of the vessel.
Enkaz alanından kurtulduğumuzda, warp hızında ilerle.
Go to warp when we are clear of the debris field.
Exchangein oraya geri dön ve kuzeye doğru ilerle.
Come back around on Exchange and head north.
Seviye iki. Eve ilerle!
Shap two. Move along home!
Zafere ilerle. Grand Tour için!
Forward to glory for Grand Tour!
Soruşturmada ilerle.- Emredersiniz.
Yes, Ma'am. Progress the investigation.
Armel, ilerle.
Armel, advance.
Alfa İki, dikkatli ilerle.
Alpha two, proceed with caution.
Eğer ondan bir şeyler alırsan, ağırdan ilerle olur mu?
If you get anything, go easy on him, okay?
Şansını gezegende dene… gün ışığına ilerle.
Take your chances up on the planet… head towards daylight.
Sola dön. 20 feet kadar ilerle.
Go about 20 feet.- Make a left.
Adamın Kumandana söylediği buydu. Eve ilerle.
Move along home. That's what the man told the Commander.
Eve ilerle'' hakkında bir şeyler dedi.
He said something about"moving along home.
Birkaç adım ilerle.
Forward a couple of steps.
Sonraki kolona ilerle.
Advance to next column.
sonra kavşağa doğru ilerle.
and then proceed through the intersection.
Ben sadece, rica edebilirim Yalvar ve bir hızla ilerle.
I can only beg, plead and go on a fast.
Kendini koruyan birini bul ve en sondaki noktaya ilerle.
Get yourself a blocker and head for the end zone!
Results: 407, Time: 0.0741

Top dictionary queries

Turkish - English