FERMENTED in Turkish translation

[fə'mentid]
[fə'mentid]
mayalı
mayan
yeast
mya
maja
sourdough

Examples of using Fermented in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All this?- Fermented lemons?
Tüm bunlar mı? Mayalanmış limon ve nane likörü mü?
They force him to consume large amounts of fermented grain… in an attempt to kill him.
Onu öldürmek için yüksek miktarda mayalanmış tahıl tüketmeye zorluyorlar.
Fermented in the West.- Yes.
Evet. Batıda mayalanmış.
Fermented all last year.
Hepsi geçen yıl mayalanmışlar.
It used to be that people fermented their own culture.
Eskiden insanlar kendi kültürlerini mayalandırırlardı.
And beer's fermented on the bottom.
Fıçının üstünde… bira ise altında mayalanır.
And beer's fermented on the bottom. Ale's sort of fermented on the top or something.
Ale, fıçının üstünde… bira ise altında mayalanır.
I smell like a fermented grape.
Ekşimiş üzüm gibi kokuyorum.
Um… do you really like fermented fish and-and, uh, smelly flowers?
Gerçekten fermente edilmiş balığı ve kötü kokan çiçekleri seviyor musun?
Okay, um, do you have fermented fish with cod oil?
Tamam, sizde balık yağında fermente edilmiş balık var mı?
They are also eaten as a fermented product known as gaebul-jeot.
Meyankökü jellybeans olarak bilinen sekerlemelere tadlandirici olarak da eklenmektedir.
Fermented Icelandic shark meat. It's hákarl.
Fermente edilmiş İzlanda köpek balığı eti. Bu hákarl.
Fermented papaya? A drop of sake.
Papaya suyu? Bir damla sake.
Fermented rice alcohol.
Fermente olmuş, pirinç alkolü.
His fermented buffalo milk will be your fermented buffalo milk.
Onun damıtılmış bufalo sütü senin olacak.
Fermented Icelandic shark meat.
Fermente edilmiş İzlanda köpek balığı eti.
Too broke to afford drugs, they would get drunk on beer, on fermented milk.
Çulsuzluktan uyusturucuya verecek parasi olmayip, birayla, mayalanmis sütle kafayi çekenler.
I have never eaten so much fermented cabbage.
Hayatımda daha önce hiç bu kadar çok lahana turşusu yememiştim.
I have never eaten so much fermented cabbage. And weird.
Hayatımda daha önce hiç bu kadar çok lahana turşusu yememiştim. İlginç… ve tuhaf.
To get drunk, the tribe drank a beverage that consisted of stream water, fermented berries, mashed grub worms, and urine.
Kabilede sarhoş olmak için dere suyu, mayalanmış meyve ezilmiş kurt ve sidik karışımı içilir.
Results: 112, Time: 0.046

Top dictionary queries

English - Turkish