FLANKS in Turkish translation

[flæŋks]
[flæŋks]
kanatları
wing
flank
winger
yanları
side
next
sideways
lateral
collateral
adjacent
adverse
flank
adjoining
böğürleri
kanat
wing
flank
winger
yanlarınıza
side
next
sideways
lateral
collateral
adjacent
adverse
flank
adjoining
kanatlar
wing
flank
winger
kanatlara
wing
flank
winger
tarafımızdalar
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties

Examples of using Flanks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What is he doing? Use the flanks!
Ne yapıyor? Kanatları kullan!
Secure the flanks! You hear me?
Duydunuz mu? Kanatları koruyun?
The blood is draining from the pig's flanks.
Domuzun böğründen kan sızıyor.
I sent two boys up ahead, scout the flanks of Catalinas.
İki adamımı Catalinas kanatlarını gözlemek için yukarı yolladım.
Defenders were able to attack an enemy's flanks from the two round corner towers.
Savunanlar düşman kanatlarına iki yuvarlak kuleden hücum etme yeteneğine sahiptir.
The situation is really bad on the flanks of our division.
Bizim kanatlarımız için bu durum gerçekten kötü.
The back, upperwing and flanks are barred with black.
Sırt, kanatların üstü ve paçalar siyah çizgilidir.
Flanks,""dashing his spurs against his charger's flanks..
Böğürler,'''' yükleyicisinin böğrüne inat, mahmuzlarını şakırdatması.
Tell the flanks to move in.
Kanatların müdahale etmesini söyle.
Battalions 2 and 3, take up position on the flanks!
Ve 3. bölük kanatlardan pozisyon alın!
But don't stay so focused on the forward drive that you forget your flanks.
Fakat sürekli ileriye hareket etmeye yoğunlaşırken yanlarını unutma.
Wind, on guard, flanks!
Rüzgâr savunmada, kanatta!
They're on our east and west flanks!
Doğu ve Batı kanadındalar.
Major Ellis, call in the flanks.
Binbaşı Ellis, kanattakileri çağır.
Call in the flanks. Major Ellis.
Binbaşı Ellis, kanattakileri çağır.
That means you, Private Blithe. Flanks up!
Senden bahsediyorlar, Er Blithe. Kanatçılar yukarı!
I still want SG-3 to cover your flanks.
Yine de SG-3ün hala kanatlarınızı korumasını istiyorum.
You two, take the flanks.
Siz ikiniz, yanları alın. Onları merkeze sürükleyin.
Your men will be of great value on our flanks.
Adamların kanatlarımız için çok faydalı olacak.
Line the flanks!
Hizayı koruyun!
Results: 81, Time: 0.0597

Top dictionary queries

English - Turkish