FLATBED in Turkish translation

flatbed
kamyonun
truck
lorry
van
açık kasa kamyonun
çekiciyi
attractive
hammer
hot
tow
desirable
sexy
glamorous
seductive
tractor
juicy

Examples of using Flatbed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Listen, I need a 24-foot flatbed.
Dinleyin, 7.5 metrelik bir kamyonete ihtiyacım var.
We're gonna need a 5-ton flatbed truck.
Sessiz olmayacak.- Bize 5 tonluk açık kamyon gerek.
Container number 358202 was off-loaded and placed on a westbound flatbed at 12:23 A. M.
Numaralı konteynır, öğle 12:23te batı istikametindeki düz platforma indirilmiş.
The police are seen loading up a silver SUV from inside the garage onto a flatbed truck and taking it away.
Açık kasa kamyona yükleyip götürdüğü görüldü. olanları görmek için herkes aracını dışarı park etmişti, polisin garajın içinden gümüş renk bir SUVyi alıp.
in the back of an open flatbed truck on a beautiful summer night. I laid back on the couch.
açık kasa kamyonun arkasında bulunan, gruba ait.
In the back of an open flatbed truck on a beautiful summer night. I laid back on the couch, it was perched high atop a load Night I left Freehold for the last time, of the band's junk furniture.
Çöp eşyaların üzerindeki bir kanepeye uzandım. Freeholdden son kez ayrıldığım gece güzel bir yaz gecesi, açık kasa kamyonun arkasında bulunan, gruba ait.
Because Lyndon Johnson was not tough enough I rode around the back of a flatbed truck in Perkasie with a bunch of my classmates singing Barry Goldwater campaign songs on those communists.
BILL EHRHART PERKASIE, PENSİLVANYA çünkü Lyndon Johnson o komünistlere karşı kamyon kasası arkasında Barry Goldwater seçim şarkılarını söylerdik Perkasiede sınıf arkadaşlarımla birlikte… yeterince sert değildi.
Because Lyndon Johnson was not tough enough I rode around the back of a flatbed truck in Perkasie singing Barry Goldwater campaign songs on those communists.
Perkasiede sınıf arkadaşlarımla birlikte… kamyon kasası arkasında Barry Goldwater seçim şarkılarını söylerdik BILL EHRHART PERKASIE, PENSİLVANYA
Get a flatbed. Nope.
Hayır. Büyük kamyonu getirin.
Someone drove it off into a flatbed.
Birisi aracını kamyona doğru sürmüş.
Deep Core, this is Flatbed preparing to surface.
Deep Core, burası Flatbed yüzeye çıkmaya hazırlanıyorum.
With a flatbed full of scrap metal.
Dışarıda hurda dolu… bir kamyon var.
Happy, raise the flatbed to a 21-degree angle.
Happy, platformu 21 dereceye yükselt.
A flatbed comes and drives away with the car.
Açık kasa bir kamyon gelip arabayı aldı.
That flatbed truck out front, who drives it?
Girişteki açık kasa kamyonu kim sürüyor?
Our mystery donor is between the container and the flatbed.
Gizemli donörümüz konteynır ile kasa arasında.
Flatbed, you on line?
Flatbed, hatta mısın?
They're on that flatbed.
O kamyonun oradalar.
Okay, Flatbed, this looksgood.
Tamam Flatbed. Bu iyi görünüyor.
Big eyes mounted on the flatbed.
Açık kasa kamyonun üstünde takılı büyük gözleri.
Results: 135, Time: 0.0729

Top dictionary queries

English - Turkish