Examples of using Platformu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İzleme kulesi, silah platformu.
Amacımız şu birliği etkiiz hale getirip… platformu kontrol altına almak.
Budderball,'' fırlatma platformu'' yazıyor.
Deniz, buz dağı, deniz buzu, buz platformu.
Hayır Mulder, platformu terk etmelisiniz.
Ama pozisyonumu sağlamlaştırmak için gerekli platformu da sağlıyor bu şekilde.
Kusura bakma. Platformu görmeni istedim.
Zinciri çek. İnme platformu bitiyor.
Biri bu platformu patlatmış.
Lityumu yörüngeye çıkarmak için iniş platformu bize lazım.
Kilitlenebilelim. Aşağı inin ve platformu boşaltın ki.
Kuruyorlar. Caddenin karşı tarafına, makineli tüfek platformu.
Yüzeye ışınlanıyorum. Platformu boşaltın.
Yüzeye ışınlanıyorum. Platformu boşaltın.
Ve yanında geri dönüş platformu da var gibi.
Roy Frances 40 yıl boyunca bu platformu dalışlarına kullandı.
PSD başkanı Mircea Geoana, hükümeti İranlıları platformu serbest bırakmaya ikna etmek için'' gerekli tüm diplomatik tedbirleri almaya'' çağırdı. Getty Images.
Aslında yarınki festivalde kullanılacak konuşmacı platformu… Festivalde oğlunuzla birlikte şeref konuğumuz olacaksınız.
Roxxon, petrol platformu patlamasından Nathanı sorumlu tutuyor… ve onun gizli bir araştırma projesi yaptığını söylüyorlar.
Ben de, çatılarında iniş platformu olan binalar çizdim.