PLATFORMS in Turkish translation

['plætfɔːmz]
['plætfɔːmz]
peronlar
platform
perón
track
bay
peron
platform
perón
track
bay

Examples of using Platforms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The base comprises four platforms.
Dört platformdan oluşur.
We're draining some foreign platforms.
Bazı yabancı platformlarda arama yapıyoruz.
Check the platforms.
Platformlara bak.
I never noticed those platforms before.
Bu platformlara hiç dikkat etmemiştim.
I have been monitoring peer-lending platforms for weeks.
Haftalardır aracılı-yatırım platformlarını takip ediyorum.
I have over 50 million followers on all my social media platforms.
Tüm sosyal medya platformlarında 50 milyondan fazla takipçim var.
Our sleeping platforms… adjust automatically to our body temperature.
Uyku platformlarımız otomatik olarak vücut ısımıza ayarlanır.
Adjust automatically to our body temperature. Oh… well, our sleeping platforms.
Uyku platformlarımız otomatik olarak vücut ısımıza ayarlanır.
To our body temperature. adjust automatically Oh… well, our sleeping platforms.
Uyku platformlarımız otomatik olarak vücut ısımıza ayarlanır.
The Angel is parked on one of the landing platforms.
Angel iniş platformlarından birine park edilmiş.
For a terrorist attack. And we have known our platforms might be a potential target.
Ayrıca platformlarımızın terör saldırılarının… potansiyel hedefi olabileceğini biliyoruz.
Our mission to neutralize the Krolotean… zeta platforms on Rann was a success.
Krolotealıların Ranndaki Zeta Platformlarını etkisiz hâle getirme görevimiz başarıyla sonuçlandı.
The platforms were given two characters, and the model a third, based on their names.
Platformlara iki karakter ve adına göre modele üçüncü bir karakter verilirdi.
Floaters Floaters are moving platforms that carry a ball that lands on it. Floaters' speeds vary.
Yüzücüler Yüzücüler üstüne konan topları taşıyan platformlardır. Yüzücülerin değişik hızları vardır.
It's been shot up, but one of the drive platforms is intact.
Oldukça kötü vurulmuş ama sürücü platformlarından biri sağlam.
Regulation needs to change. Platforms need to become cheaper.
Yasal düzenlemelerin değişmesi, platformların ucuzlaması gerekir.
Macedonia developed one of the first and one of the most comprehensive platforms in Europe.
Makedonya, Avrupadaki ilk ve en kapsamlı platformlardan birini geliştirdi.
So, I used geotracking to scan through various social media platforms.
Geoizleme yöntemiyle çeşitli sosyal medya platformlarım taradım.
Twitter is one of the most popular social media platforms in America.
Twitter Amerikada en popüler sosyal medya platformlarından biridir.
The station consists of two underground side platforms serving two tracks.
İstasyon iki raya hizmet eden iki yan platformdan oluşmaktadır.
Results: 433, Time: 0.0478

Top dictionary queries

English - Turkish