FLUIDS in Turkish translation

['fluːidz]
['fluːidz]
sıvı
liquid
fluid
juice
akışkanlar
fluid
liquid
flowing
viscous
serum
saline
ivs
IV
I.V.
drip
NS
su
water
sıvılar
liquid
fluid
juice
sıvıları
liquid
fluid
juice
sıvıların
liquid
fluid
juice
akışkan
fluid
liquid
flowing
viscous
seruma
saline
ivs
IV
I.V.
drip
NS
serumları
saline
ivs
IV
I.V.
drip
NS
akışkanları
fluid
liquid
flowing
viscous

Examples of using Fluids in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No. Get the fluids ready.
Serumları hazırlayalım.- Hayır.
Let's get the fluids ready.- No.
Serumları hazırlayalım.- Hayır.
Together Bernoulli and Euler tried to discover more about the flow of fluids.
Bernoulli ve Euler beraber çalışarak sıvıların akışı hakkında daha çok keşifte bulunmaya çalıştılar.
Old boy gonna need fluids and oxygen.
Bu moruğun oksijen ve seruma ihtiyacı olacak.
In addition to the above, fluids are assumed to obey the continuum assumption.
Yukarıdakilere ek olarak, sıvıların sürekli varsayımı itaat varsayılır.
I think she needs more fluids.
Bence biraz daha seruma ihtiyacı var.
For all we know, the fluids may kill it. We don't know its physiology.
Fizyolojisini bilmiyoruz.- Tek bildiğimiz, sıvıların onu öldürebileceği.
Increase I.V. fluids and give her a corticosteroid.
Damar yolu sıvısını artır ve ona kortikosteroid ver.
She needs fluids or she's gonna go into shock.
Sıvıya ihtiyacı var yoksa şoka girecek.
Is this where I drop off my fluids?
Burası sıvılarımı bırakacağım yer mi?
If I don't drown in my own blood and fluids, I will bleed to death.
Kendi kanımda ve sıvılarımda boğulmazsam, ölene kadar kanayacağım.
My fluids would coagulate,
Sıvılarım pıhtılaşır, konim büzülür,
Your body needs to replace the fluids that it's lost.
Vücudunuzun kaybettiği sıvıyı kazanmaya ihyiyacı var.
We're gonna get fluids and bring that fever down, you will feel better.
Sıvıyı alacağız ve ateşini düşüreceğiz, sonra daha iyi hissedeceksin.
I'm releasing my seminal fluids inside of you now!
Şimdi'' seminal sıvımı'' içine boşaltıyorum!
She needs warming fluids.
Isıtıcı sıvılara ihtiyacı var.
I need my fluids.
Sıvılarıma ihtiyacım var.
I need my fluids.
Benim sıvılarıma ihtiyacım var.
I would like to start her on I.V. fluids immediately.
Derhal I.V. sıvısını vermeye başlamak istiyorum.
After exposure to blood/body fluids.
Kan/kan sıvılarıyla temastan sonra.
Results: 809, Time: 0.0758

Top dictionary queries

English - Turkish