FOSS in Turkish translation

foss
fossun
fizzle
fossu
fizzle

Examples of using Foss in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I believe you, mr. Foss, will find these of particular interest.
İnanıyorum ki siz, Bay Foss bunları özellikle dikkate değer bulacaksınız.
he's got good instincts, so if Foss spooks him, that's reason enough for me.
onun iyi üçgüdüleri var, Yani Foss onu korkutuyorsa, Bu benim için yeterli bir sebeptir.
Henry Foss, hello. Or Alice, because-- Yeah.
Henry Foss, selam.
Bass guitarist Rayna Foss had left the band to raise her daughter shortly after the album was recorded;
Bas gitarist Rayna Foss-Rose albümün kayıtlatından önce kız çocuğunu büyütmek için gruptan ayrıldı ve onun yerini Rayna
ALAN FOSS, HEDGE-FUND MANAGER FOR SMITH MARKEN IN NEW YORK.
Alan Foss, New Yorktaki Demirci ve Etiket arkadaş fonu müdürü.
FOSS POURED A PILE OF CASH INTO BUYING ALL OF THE HORSES FROM WILLIE'S STABLE.
Foss, Willienin ahırındaki bütün atları almak için bir çuval para dökmüş.
YOUR OLD INSURANCE COMPANY HOLDS THE POLICY ON FOSS' HORSES.
Senin eski sigorta şirketin Fossun atlarını poliçelerini elinde tutuyor.
WELL, WHAT DO WE KNOW ABOUT FOSS' SCHEDULE?
Eee, Fossun programı hakkında ne biliyoruz?
MR. FOSS, THIS IS OUR FRIEND, SHEIK KHALID FROM DUBAI.
Bay Foss, bu arkadaşımız, Sheik Khalid, Dubai.
ALAN FOSS IS YOUR CLIENT.
Alan Foss senin müşterin.
I will TELL EVERYBODY FROM VEGAS TO HOUSTON THAT ALAN FOSS WELCHES ON HIS BETS.
Vegastan Houstona kadar herkese… şu Alan Fossun bahisinde durmadığını söyleyeceğim.
HE CAN RUN, BUT FOSS IS GONNA SEE HOW SLOW HE IS.
Koşabilir, ama Foss onun ne kadar yavaş olduğunu görecek.
MR. FOSS, HOW NICE TO SEE YOU AGAIN.
Bay Foss, sizi tekrar görmek ne kadar güzel.
MR. FOSS, I GOT SOMETHING YOU MIGHT WANT TO TAKE A LOOK AT.
Bay Foss, bende size ait bir şey var bakmak istersiniz.
YOU'RE SAYINGWILLIE LOSES THE HORSE AND FOSS STAYS IN BUSINESS?
Diyorsun ki Willie atını kaybedecek ve Foss bu işte mi kalacak?
I CAN'T HELP YOU WITH THAT, MR. FOSS.
Bu konuda yardımcı olamayacağım, Bay Foss.
CAN YOU GET INTERNET ON YOUR PHONE, MR. FOSS?
Telefonunuzdan internete girebiliyor musunuz, Bay Foss?
OKAY, FOSS IS IN PLACE.
Tamam, Foss mekânda.
MR. FOSS.
Bay Foss.
WHAT IS GOING ON, FOSS?
Neler oluyor, Foss?
Results: 140, Time: 0.076

Top dictionary queries

English - Turkish