FROWN in Turkish translation

[fraʊn]
[fraʊn]
kaşlarını
eyebrow
brow
frown
kaşlarını çat
somurtma
sulking
pouting
scowl
asık surat
long face
frowny face
glum faces
sourpuss
frowns
with the glum look
sullen face
suratlarını astıklarını
pout
sulk
kaş
eyebrow
brow
frown
çatma kaşlarını
asık yüzü

Examples of using Frown in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know that frown.
Bu somurtmayı biliyorum.
I'm an eight! Frown, no tears!
Suratım asık ama gözyaşı yok. 8im!
When the mothers frown.
Anneler kaşlarını çattığında.
Doctor, I didn't frown, did I?
Doktor, kaşlarımı çatmadım, değil mi?
Now don't smile or frown.
Gülümseme ya da kaş çatma.
I would make myself filthy and always frown.
Hep pis giyinir ve somurturdum.
kids Wipe off that frown.
çocuklar kaşları çatmayı bırakın.
The place where the happiest smile is Cheney's frown♪.
En mutlu gülümsemenin Cheneynin somurtuşu olduğu yer.
just to see him frown.
sırf kaşlarını çatmasını görmek için.
Why are we meeting life with a frown.
Neden hayata hiddetle bakıyoruz?
You will get frown lines.
Yüzünde şu çizgilerden çıkacak.
Because I can't stand seeing my best friend in Frown Town.
Çünkü en yakın arkadaşım somurtan kasabaya gitmek isterse direnemem.
I thought a good party might turn that frown upside down.
İyi bir partinin somurtkanlığını tepetaklak edebileceğini düşündüm.
A frown is a smile upside down.
Çatık kaşlarını bir gülüşle tersine çevir.
That's exactly what I'm imagining during this frown.
Bu hoşnutsuzluk esnasında tam olarak hayal ettiğim şey o.
But your frown will be on record.
Ama hoşnutsuzluğunuz dikkate alınacak.
You have a very sexy frown.
Çok seksi bir bakışın var.
I'm sure there's a pretty face under that frown somewhere.
Eminim bu asık suratın altında güzel bir yüz vardır.
What frown?
Ne buruşturması?
I usually frown upon walk-ins but how can I help you?
Millet… normalde öylece içeriye girilmesinden hoşlanmam… ama size nasıl yardımcı olabilirim?
Results: 75, Time: 0.0651

Top dictionary queries

English - Turkish