GAGGED in Turkish translation

[gægd]
[gægd]
ağzı
mouth
gag
lip
buccal
ağzı tıkalı
hirpalanmis
gagged
ağzım
mouth
gag
lip
buccal
ağızları
mouth
gag
lip
buccal
susturdu
to silence
quiet
to shut up
to muzzle
shush

Examples of using Gagged in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You gagged my mouth.
Siz ağzımı tıkadınız.
He was bound and gagged.
Bağlanmış ve ağzı kapatılmış.
The hostages were bound and gagged.
Rehineler bağlandı ve ağızları kapatıldı.
with the gypsy girl, all bound and gagged.
bütün o bağırış çağırış.
bound and gagged.
Bağlandılar ve susturuldular.
Her attacker gagged her.
Saldıran kişi onun ağzını tıkamış.
Ellie… his victim was tied and gagged, just like Trish.
Ellie… Kurbanlarının elleri bağlanmış ve ağızları tıkanmış, Trish gibi.
The victim was tied to the bed and gagged.
Kurban yatağa bağlanmış ve ağzı tıkanmış.
He knocked her out, tied her hands behind her back and gagged her.
Birini bayıltıp ellerini arkadan bağlayıp ağzını tıkamak.
Sarah was bound and gagged.
Sarah bağlıydı ve ağzı tıkaçlıydı.
He was bound and gagged.
Bağlı ve ağzı tıkaçlıymış.
Gagged Vincent and his wife. Police sources say that suspects bound and.
Polis kaynakları zanlının, Vincent ve karısının… ağzını kapatıp onları bağladığını söyledi.
You have the C.E.O. of the douchiest microbrew in the U.S. gagged in your hot tub?
Amerikanın en rezil bira firmasının CEOsunu jakuziye mi bağladın?
Strubing. Then he tore my dress with his hands and gagged me.
Bana'' Bayan Strubing'' dedi. Sonra elleriyle elbisemi parçalayıp… ağzımı tıkadı.
You… You were lucky only to be bound and gagged, not coshed like the manservant.
Oysa hizmetçi… Sizin sadece bağlanıp, ağzının tıkanması bir şanstı.
Ellie, his victim was tied and gagged.
Ellie… Kurbanlarının elleri bağlanmış ve ağızları tıkanmış.
Victim was tied to the bed and gagged.
Kurban yatağa bağlanmış ve ağzı tıkanmış.
And gagged her. He knocked her out, tied her hands behind her back.
Birini bayıltıp ellerini arkadan bağlayıp ağzını tıkamak.
Nor was he left behind cuffed and gagged.
Ayrıca kelepçelenmemiş ve ağzı tıkanmamış.
And gagged.
Results: 87, Time: 0.0691

Top dictionary queries

English - Turkish