GARDENS in Turkish translation

['gɑːdnz]
['gɑːdnz]
bahçeler
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
cennetler
heaven
paradise
eden
garden
haven
bahçeleri
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
bahçe
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
cennetlere
heaven
paradise
eden
garden
haven
cennet
heaven
paradise
eden
garden
haven
bahçesi
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
cennetleri
heaven
paradise
eden
garden
haven

Examples of using Gardens in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The Shalimar Gardens, created by the man who built the TajMahal.
Şalimar Bahçelerini, Tac Mahali inşa ettiren kişi yaptırmıştır.
From the wind gardens all the perfumes open their arms to us.
Rüzgâr bahçelerinden tüm bu güzel koku bize kollarını açıyor.
I was thinking quail gardens.
Bıldırcın Bahçelerini düşünüyordum.
Any objections to quail gardens?
Bıldırcın Bahçelerine itirazı olan?
Is it true that Irish gardens have more variety than ours?
İrlanda bahçelerinde bizimkilerden daha fazla çeşit olduğu doğru mu?
So, We expelled them from gardens and springs.
Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.
How do you get from"better homes and gardens" to the n.R.A.?
Daha iyi evler ve bahçelerden tüfeklere nasıl gelmiş?
May I suggest the gardens of the Louvre?
Louvre Müzesinin bahçesini önerebilir miyim acaba?
Let's sell while we still have enough to go to Busch Gardens.
Hâlâ Busch Bahçelerine gidecek paramız varken satalım.
You know Kew Gardens, of course.
Kew Bahçelerini biliyorsunuzdur, tabii.
The woman buried that in one of the gardens, and then she fled.
Kadın, bunu bahçelerden birine gömmüş ve ardından kaçmış.
You knew that I was searching the gardens, that Sid was watching the front gate.
Bahçeyi araştırdığımı biliyordunuz Sid ise ön kapıda nöbetteydi.
You make night blooming gardens, pottery.
Gece gece bahçede çiçeklendirme, çölekçilik filan yapıyorsun.
Have you seen the gardens here?
Sen buranın bahçesini görmedin mi hiç?
May I take Don Carlos out to the gardens?
Don Carlosu bahçeye götürebilir miyim?
The gardens of Kyoto?
Kyoto bahçelerini?
He helped to create one of Canada's first botanical gardens.
Avrupanın ilk botanik bahçelerinden birinin kurulmasına yardımcı oldu.
Then We drave them forth from gardens and springs.
Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.
Gardens and Springs.
Bahçelerde, pınarlarda.
Beneath them will flow rivers in Gardens of Delight.
Nimetlerle dolu cennetlerde onların altlarından ırmaklar akacaktır.
Results: 1300, Time: 0.0569

Top dictionary queries

English - Turkish