GRAZED in Turkish translation

[greizd]
[greizd]
sıyırdı
you get
stripping
out
sıyrık
scratch
abrasions
scrapes
flesh wound
graze
otlattığı
sıyırıp geçti
sıyırmış
you get
stripping
out

Examples of using Grazed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Actually grazed the girl herself.
Aslında kızı sıyırmış.
I'm fine. The bullet just grazed me.
Ben iyiyim sadece kurşun beni sıyırdı.
The harpoon grazed your bone.
Zıpkın sadece kemiği sıyırmış.
The first bullet grazed your shoulder.
İlk kurşun omzunuzu sıyırdı.
The harpoon only grazed the bone.
Zıpkın sadece kemiği sıyırmış.
The bullet just grazed me. I'm fine.
Sadece kurşun beni sıyırdı.
Fractured clavicle, grazed liver.
Köprücük kemiği hasarlı, karaciğeri sıyırmış.
Grazed, yeah. How?
NasıI?- Sıyırdı.
Grazed the skin.
Deriyi sıyırmış.
This cap barely grazed you.
Bu silah seni ancak sıyırdı.
the knife grazed your liver.
bıçak karaciğerinizi sıyırmış.
So you able to find the bullet that grazed my arm?
Kolumu sıyıran kurşunu bulabildin mi?
You have been grazed.
Sıyırdığı olmuştu ama.
All right it's the one that grazed him.
Pekala, onu sıyıran atış o.
and I just grazed.
ben sadece sıyırdım.
Our only casualty was Gary getting grazed.
Tek yaralımız olan Garrynin sıyrığı var.
The Lukes tilled the red soil of Daisy Town, where our cattle grazed in peace.
Lukelar Sığırlarımızın rahatça otlandığı, Daisy Townun kırmızı toprağını kalkındırdılar.
It suggests a blow from the front that grazed the skull.
Önden gelen bir fışkırmanın kafatasında sıyrık oluşturdugunu gösteriyor.
Only when her new hip grazed the water fountain.
Sadece yeni kalçası su fıskiyesine sürttüğünde.
A weakly thrown apple grazed Gregor's back but skidded off harmlessly.
Zayıf atılan bir elma Gregorun geri sıyrılmak ama zararsız kapalı kaydı.
Results: 71, Time: 0.0433

Top dictionary queries

English - Turkish