GUY WHO in Turkish translation

[gai huː]
[gai huː]
bir çocuk
child
kid
boy
guy
baby
son
bir adam
an island
ada
the isle
bir adamım
man
guy
fellow
dude
fella
bir erkek
man
guy
male
boy
dude
brother
olan biri
someone that
one that
someone who
he's a man
someone whose
of them
someone with
someone who's
guy who
anyone that
herif
guy
man
dude
bloke
son of a bitch
fucker
fella
fellow
shit
prick
kişi
people
person
one
man
guy
individual
only
many
capita
is
kim sana ödeme yapan adam
bir adamla
an island
ada
the isle
bir adamı
an island
ada
the isle
bir adama
an island
ada
the isle
bir adamımız
man
guy
fellow
dude
fella
bir erkekle
man
guy
male
boy
dude
brother
olan birini
someone that
one that
someone who
he's a man
someone whose
of them
someone with
someone who's
guy who
anyone that

Examples of using Guy who in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Are you still the guy who wrote that letter?
Hâlâ o mektubu yazan kişi misin?
Just one guy who wants to kill us, you friggin' dingbat!
Bizi öldürmek isteyen bir kişi, aptal herif!
There was a guy who got us kicked off a bus.
Bizi otobüsten attıran bir çocuk vardı.
We're not dealing with a guy who follows a rule book.
Kurallara uygun hareket eden bir adamla karşı karşıya değiliz.
The guy who will pay you must have prepared a surprising welcome ceremony Eh?
Kim? Sana ödeme yapan adam… bir hoş geldin komitesi hazırlamış olmalı?
A guy who knows a guy who knows a guy..
Bir adamı tanıyan bir adamı tanıyan bir adam..
To talk to some guy who works with movie stars. Then you fly out to L.
Film yıldızları ile çalışan bir adamla konuşmak için. a uçarsın.
What, stalking the guy who's been stalking us?
Ne, bizi takip eden bir adamı takip etmek mi?
Never trust a guy who won't look you in the eye.
Gözünün içine bakamayan bir adama asla güvenmeyeceksin.
Bothering a guy who's danced for two hours!
Saattir dans eden bir adamı rahatsız etmek!
Date a guy who you can tell honestly that you're a fangirl for life.
Açıkça söyleyebileceğin bir adamla sevgili ol. Ömür boyu fangirl olduğunu.
I need one guy who knows how to paint.
Boya yapmayı bilen bir adama ihtiyacım var.
Back home in Slutsk, we had a guy who made vodka out of soap.
Slutskdaki evimize döndüğümüzde, sabundan bozma votka yapacak bir adamımız olacaktı.
A guy who isn't your brother. A guy?.
Bir erkekle mi? Kardeşin olmayan bir erkekle?.
I fell in love with the guy who… left prison and wanted a fresh start.
Sil baştan başlamak isteyen bir adama âşık oldum. Ben hapisten çıkıp.
Met a guy who works for United.
Devlet için çalışan bir adamla buluşacaktım.
You prioritize the one guy who seems to be going a little off course.
Rotadan biraz çıkacak gibi görünen bir adamı öncelikle ele alırsınız.
Back home in Slutsk, we had a guy who made vodka out of soap.
Slutskdaki evimize döndüğümüzde, sabundanbozma votka yapacak bir adamımız olacaktı.
For a guy who likes to run, that's kind of a big deal.
Kaçıp gitmeyi seven bir adama göre büyük ilerleme.
Four weeks ago I met a cute, available old-fashioned guy who liked horse riding.
Dört hafta önce şirin, bekâr eski moda ata binmeyi seven bir adamla karşılaştım.
Results: 418, Time: 0.0558

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish