Examples of using Herif in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Açgözlü herif. Hefner.
Oranın müdürü. Herif hep benimle uğraşıyor.
O zaman diğer herif ne istedi parmaklardan?
Bu herif ya aptal ya da dünyadaki en cesur adam.
Zavallı herif buraya geri dönüp öldürülmek için geldi.
Evim! O herif nerede oturduğumu biliyor.
O herif yüzünden, parayı alamamıştık.
Açgözlü herif. Hefner.
Seni aptal herif, parayı bana bıraktılar mı sanıyorsun?
Hey dostum. Şu herif kim biliyor musun, Wade?
Bu herif bana içki vermiyor, Arthur Hastings.
O herif nerede oturduğumu biliyor. Evim!
Budgie, seni tembel herif, hadi, şaka bitti!
O herif, muhtemelen evde dolanıp duruyor ve dinleniyor gibi yapıyor.
Seni aptal herif, parayı bana bıraktılar mı sanıyorsun?
Şu yakışıklı herif olmasaydı, şu sıralar neredeyse pişmiş olacaktım.
Şu herif… McGill midir,
Evim! O herif nerede oturduğumu biIiyor.
Seni budala herif. Peki nerede, ne yapıyor?
O manyak herif geniş çaplı hapishane soruşturması başlatmış.