HANDY in Turkish translation

['hændi]
['hændi]
handy
becerikli
resourceful
capable
good
competent
efficient
hotshot
handy
skilled
clever
crafty
pratik
practical
practice
practise
handy
pragmatic
of practicality
hands-on
kullanışlı
servant
bondman
worshiper
slave
a votary
to serve
to worship
el altında
elinde
hand
have
shots
get
manual
al
fingers
faydalı
benefit
good
profit
help
avail
use
kullanışlıdır
servant
bondman
worshiper
slave
a votary
to serve
to worship
elinin altında
i̇şe yarar
el
hand
have
shots
get
manual
al
fingers
kullanışlılardı
servant
bondman
worshiper
slave
a votary
to serve
to worship
elimin altında

Examples of using Handy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It will come in handy one day.
Bir gün işe yarar elbet.
I'm Handy Andy. Now, me?
Ben de Becerikli Andy. Peki ben?
Mr. Handy Andy.
Bay Handy Andy.
When this call is over, you will want to keep that phone handy.
Bu arama sona erdiğinde, bu telefonu el altında tutmak isteyeceksiniz.
A cane like that is handy.
Bu baston çok işe yarıyor olmalı.
But, uh, still, quite handy in subduing the creatures.
Ama yine de… yaratıkları zapt etmek için çok kullanışlı.
I think handy Andy needs to grow a set and quit bailing.
Bence, Pratik Andynin biraz büyüyüp birilerini ekmeyi bırakması gerekiyor.
Little handy hint for you.
Bu size işe yarar bir ufak ipucu.
You didn't know I was this handy, did you?
Bu kadar becerikli olduğumu bilmiyordunuz değil mi?
Still working his nowhere, Handy Brake and Tire job.
Hala sözde Handy Fren ve Lastik işini yapıyor.
John Griffith. How many trucks you got handy?
Jon Griffith. Elinde kaç kamyon var?
It's at times like this when having a man around is handy.
Böyle zamanlarda bir erkeğin olması işe yarıyor.
Cause that would come in real handy right about now.
Bu şu anda çok faydalı olurdu.
And keep this handy.
Ve bunu kullanışlı tut.
All the same, keep that bag handy.
Bu arada, o çantayı el altında tut.
Who the hell is handy Andy?
Kahrolası Pratik Andy de kim?
I'm learning to be handy.
Becerikli olmayı öğreniyorum.
Handy, it turning up when it did.
Handy, yaptığında ortaya çıkıyor.
Very handy, a Thursday.
Perşembe günü çok işe yarar.
Life hack: the toilet paper makes for a very, very handy bookmark.
Yaşam hilesi: Tuvalet kağıdı sayfa işaretlemek için çok işe yarıyor.
Results: 362, Time: 0.0634

Top dictionary queries

English - Turkish