Examples of using Pratik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kurtlara gösteriş olsun diye seninle pratik yapacağım.
Katıldığım yarışma için pratik yapıyordum, kardeşim.
Ihtimaline karşın pratik yapıyordum. Fikrinizi değiştirmeniz.
Ben ona'' pratik kalem'' diyorum.
Pratik, meditasyon yapıyor ve Japonca konuşuyor.
Dieppenli. Hem biraz Fransızca pratik yaparsınız.
Pratik yapmaktan nefret ediyorum.
Pratik yaptığın tek kişi benim unuttun mu?
Ben ona'' pratik kalem'' diyorum.
Biraz daha pratik yapabilirim.
Oyunlar arasında ve pratik, kamplar.
Pratik yapıyordum Sharon.
beraber çok pratik yapmıştık.
Eh, bu pratik olacak.
Hadi gel piyanoda pratik yapalım.
Halk içinde yaşayan pek çok tasavvufi pratik de bu tanımın içine girdi.
Evet, ama pratik yapanlardan değil.
Köfteleri burnumla karşıya itmek için pratik yapıyordum.
Bütün yaptığınız bu muydu, Pratik Andy?
Emekli olup, Suffolkda marul yetiştirebiliriz ve pratik yapabilirsin.