HAWKS in Turkish translation

[hɔːks]
[hɔːks]
şahinler
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
şahin
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
atmacalar
hawk
sparrowhawk
throwing
sparrow
hajtaka
şahinleri
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
hawksı
şahinlerin
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
atmaca
hawk
sparrowhawk
throwing
sparrow
hajtaka
hawklar
hod
hawksa
şahinlerden
hawk
falcon
sahin
hawkeye
eagle
shahin
buzzard
shaheen
chahine
þahin
hawk
hod

Examples of using Hawks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But the hawks have a tactic to flush them out.
Ama şahinlerin, onları oradan çıkarmak için bir taktiği vardır.
Swamp Hawks Helicopter Tours.
Bataklık Şahinleri Helikopter Turu.
And with Sports Illustrated doing a cover story on the Hawks, timing couldn't be worse.
Sports Illustrated da Hawksı kapağına taşıyor. Zamanlama daha kötü olamazdı.
And all of a sudden, one day, The Hawks meant something else altogether.
Ve bir gün, The Hawksın aslında başka bir şey demek istediğini anladık.
No. Caitlin and Chardonnay will be watching me like hawks.
Cathlin ve Chardonnay şahin gibi beni izleyecektir. -Hayır.
These hawks stay on the coast all year
Bu atmacalar yıl boyunca kıyıda kalırlar,
If someone would poke out the eyes of hawks.
Eğer biri şahinlerin gözlerinden uzaklaşırsa.
The sight of some hawks and eagles is up to 8 times better than that of humans.
Bazı atmaca ve kartalların görüşü insandan 8 kata kadar daha güçlüdür.
Are you really gonna force the Hawks to trade?
Hawksı takas için gerçekten zorlayacak mısın?
Epps, get those Black Hawks here!
Epps, Kara Şahinleri buraya çağır!
Ladies and gentlemen, meet the new owner of the Hawks.
Hanımlar, beyler karşınızda Hawksın yeni sahibi.
Hawks sailing around.
Etrafta atmacalar süzülüyor.
Next time, we will send two hawks, to be sure you get the message.
Bir dahaki sefere aldığınızdan emin olmak için iki tane şahin göndereceğiz.
You stopped those Red Hawks at the carnival from feeding me to the gators.
Karnavalda Kızıl Şahinlerin beni timsahlara yem etmesine engel olmuştun.
I can't figure Johnny Hawks.
Johnny Hawksı da anlamıyorum.
Okay?- Epps, get those Black Hawks here!
Epps, şu Kara Şahinleri buraya getir!- Tamam mı?
Hawks and vultures are also now finding it harder to discover any food.
Atmaca ve akbabalar da yiyecek bulmada zorlanıyor.
The Atlanta Hawks traded John Drew and Freeman Williams to the Utah Jazz for Dominique Wilkins.
John Drew, Freeman Williams ve nakit para karşılığında Atlanta Hawksa takas edildi.
He got this no-nonsense approach from, of all people, veteran director Howard Hawks.
Bu yaklaşım, deneyimli yönetmen Howard Hawksın yaklaşımıdır.
No one from the outside is allowed in. The King's archers have eyes like hawks.
Dışarıdan kimse giremez. krallığın okçuları şahin gibi gözlere sahiptir.
Results: 497, Time: 0.0645

Top dictionary queries

English - Turkish