HIGHEST QUALITY in Turkish translation

['haiist 'kwɒliti]
['haiist 'kwɒliti]
yüksek kalite
high quality
high-end
high-grade
top quality
high-def
yüksek kalitede
high quality
high-end
high-grade
top quality
high-def

Examples of using Highest quality in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Remember that room number 666 only the highest quality, tastiest candy. and your shops will sell.
Oda ve dükkanlarınız Unutma ki 666 numaralı sadece en kaliteli, en lezzetli şeker.
whether it is hay or feed, It has to be fed with the highest quality product.
yem olsun mümkün olduğunca çabuk hamile kalabilsin. en yüksek kaliteli ürünle beslenmeli ki.
inland swimming areas that were monitored last year met the EU's highest quality standards, the European Commission(EC) said in an annual report published last week.
iç sularındaki yüzme alanlarının neredeyse tümünün ABnin en yüksek kalite standartlarını karşıladığını belirtti.
The term is inflatables, high quality, expensive, very lifelike.
Şişme deniyor buna. Yüksek kalite, pahalı, gerçek gibi.
You just need a few high quality pieces, and we will build from there.
Sadece bir kaç yüksek kalite parçaya ihtiyacın var, oradan başlayacağız.
My 13-year-old brother has higher quality herb.
Yaşındaki abimle yüksek kaliteli ot var.
You will spend all day Sunday at High Quality.
Tüm pazarı yüksek kalitede geçireceksin.
Barbed wire at a cheaper price and high quality can be found at Alianca Industrial S. A.
Dikenli tel yüksek kalite ve ucuz fiyatlarla Alianca Endüstrilerinden temin edilebilir.
My 13-year-old brother has higher quality herb.
Yaşındaki erkek kardeşimin yüksek kaliteli bitki var.
It's a high quality product.
Çok kaliteli bir ürün.
High quality wine-glass resonators are used for precise sensors like HRG.
Yüksek kalite şarap bardağı yankılayıcılar HRG veya CRG gibi kesin alıcılar için kullanılır.
In fact, it means less stuff, higher quality.
Hatta, daha yüksek kalitede, daha az eşya demek.
Higher quality ingredients meant higher prices.
Yüksek kaliteli malzeme, yüksek fiyat demektir.
High quality bedding.
Kaliteli yatak.
If you want high quality you have to pay for it.
Yüksek kalite istiyorsanız bunun için ödeme yapmak zorundasınız.
And some really high quality cow shit.
Bir de hakikaten yüksek kalitede inek zımbırtısı.
No contamination, high qualities.
Kirlenmeden uzak, yüksek kaliteli.
Eguisheim produces Alsace wine of high quality.
Eguisheim kaliteli Alsace şarapları üretir.
Since your taste buds are very high quality. I selected it myself.
Lezzet tomurcuklarınız yüksek kalite olduğundan, bizzat kendim seçtim.
The phone plays exceptionally high quality audio.
Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar.
Results: 42, Time: 0.0446

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish