KALITE in English translation

quality
kalite
nitelik
iyi
özellik
class
sınıf
ders
okul
mevki
derse
kursu
klas
mezunları
QA
best
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim
fine
iyi
güzel
tamam
peki
ince
ceza
sorun
yolunda
uyar
kaliteli
good
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim

Examples of using Kalite in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aldığımız viskiye kalite kontrolü yapıyorsun demek.
Running a quality check on the whiskey I see.
Kalite hiç umrumda olmayacak.
I won't care about quality at all.
Bu testlerin kesin numaraları kalite kontrol gibi, bilgisayar tarafından karışık olarak düzenlenir.
A certain number of these tests are randomly ordered by computer as a quality check.
Bazı izleyicilerimiz bilmeyebilir ama Lotus kalite konusunda iyi bir üne sahip değil.
Some viewers don't know this but Lotus does not have a good reputation for quality.
Kalite olağanüstü.
The quality's exceptional.
Evet, kalite şarapla fileminyon bifteği götürme fırsatını kaçıracaksın.
Yeah, you're gonna miss out on having some fancy wine- and filet mignon steak and.
Kalite puanı aldın, fazla sayılmaz.
You scored 3.4 on quality. That's not much.
Kalite ve güvenirlilikle.
On quality and dependability.
Bu kalite beni gerçekten şaşırttı.
I was amazed at the quality.
Düşük kalite her teknisyen onun işini yapabilir.
Any low grade technician could do his job.
Obradoviç, söz konusu kalite tartışılmaz olmakla birlikte belli yönlerinin değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
While that quality is indisputable, Obradovic said, certain aspects should be changed.
Asıl önemli olan kalite, isim değil.
The asset's not the name. It's the quality.
Bir yıl boyunca kalite kaybı olmaksızın soğuk hava depolarında saklanabilir.
They also may be frozen for up to one year without a loss in quality.
Kalite her zaman güvenlik değildir.
The dipyramid{012} is not always present.
Kalite garantim ve güvenli bir alışveriş buna dâhildir.
And a secure exchange. It includes my guarantee of quality.
Adam. Ayakkabıda kalite denince Wing-Tipin üzerine yok.
The man. You know, for a quality shoe, you can't beat a good wing-tip.
Adam. Ayakkabıda kalite denince Wing-Tipin üzerine yok.
The man. You know, for a quality shoe, you can'tbeat a good wing-tip.
Kalite olarak A veya B.
In quality, it's A or B.
Kalite farkı olabilir?
Difference in quality, perhaps?
Kalite var.
She has a quality.
Results: 1067, Time: 0.0371

Top dictionary queries

Turkish - English