A QUALITY in Turkish translation

[ə 'kwɒliti]
[ə 'kwɒliti]
kalite
quality
class
QA
best
fine
kaliteli
quality
class
QA
best
fine
bir nitelik
quality
bir vasıf
a quality
qualifications
bir özellik
trait
feature
quality
property
characteristic
a specificity
bir meziyetin
a virtue
kalitesine
quality
class
QA
best
fine
kalitesi
quality
class
QA
best
fine
bir niteliktir
quality

Examples of using A quality in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
my dear… a quality not necessarily to be despised.
canım… küçümsenmemek için kalite olmazsa olmazdır.
You just have… a quality.
Sende biraz… kalite var.
So you don't think I have… a quality?
O kaliteden yok mu? Yani sence bende az da olsa?
She has a quality.
Wisdom Francesco, is a quality I have unfortunately never possessed.
Ne yazık ki, Francesco,… akıllı olmak gibi bir vasfa asla sahip olamadım.
It's a quality I admire of yours.
Bu hayran olduğum bir özelliğin.
There's no way they could turn around a quality passport that fast.
Onu bu kadar çabuk geriye döndürebilecek kalitede bir pasaport yok.
Time was, it was a quality I admired about her.
Bir zamanlar ona hayran olduğum bir özelliğiydi.
Leslie, your father had a quality that you sorely lack.
Leslie babanın sende olmayan bir vasfı vardı.
So you don't think I have… a quality?
Yani sence bende az da olsa… o kaliteden yok mu?
That Mr. Jordache made a quality product.
Bay Jordachein ürünleri çok kaliteliymiş.
You have a quality that is rare here.
Burada nadir olan bir niteliğin var.
A quality you lack. because i am compassionate.
Çünkü merhametliyim. Sende olmayan bir vasıf.
Because i am compassionate. a quality you lack.
Çünkü merhametliyim. Sende olmayan bir vasıf.
You just You have a quality.
Senin bir kaliten var.
A quality." Good.
Kalite mi? Güzel.
So you don't think I have a quality?
Yani benim bir çeşit kalitemin olduğunu düşünmüyor musun?
I got a quality.
Benim bir kalitem var.
A quality that First and Second don't have. My only advantage.
No1 ve No2nin ikisi de bu özel amaçlı yeteneklerden yoksunlar, sahibem.
I have always known a quality investment.
Nitelikli bir yatırımı nerede görsem tanırım.
Results: 208, Time: 0.0498

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish