NITELIKLI in English translation

qualified
yeterli
hak
kalifiye
nitelendirilir
quality
kalite
nitelik
iyi
özellik
eligible
uygun
seçkin
nitelikli
hakkı
gözde
bekarmış
yeterli niteliklere sahip
nature
doğa
tabiat
doğal
yapısı
niteliği
overqualified
fazla kalifiye
fazla donanımlısın
fazla nitelikli
aşırı nitelikli
qualifying
yeterli
hak
kalifiye
nitelendirilir
well-qualified
qualitative
nitel
kalitatif
nicel
bir niteliksel
highly-qualified

Examples of using Nitelikli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Burada nitelikli bir eğitim alıyor.
He's getting a quality education.
Katılmak için nitelikli değilsin.
You're not eligible to attend this meeting.
Sanırım'' Nitelikli Suç'' seni arıyor.
I think Major Crimes is, uh, looking for you.
Nitelikli ve terbiyeli bir bayan olması gerekir.
It has to be a woman of quality and breeding.
Öncelikle, nitelikli suçların istediği her davayı alma konusunda yetkisi var.
First of all, major crimes has jurisdiction over any and all cases they want to take.
Nitelikli işçi talebi var ve çoktan ayarladım bile.
There's demand for skilled workers and I have it already arranged.
Nitelikli suçlar.
Nitelikli taciz yok.
There's no aggravated harassment.
Nitelikli beyler hep yemekten sonra konyak içer.
Gentlemen of quality always have a brandy after dinner.
Phiona, hepimiz nitelikli olduğun için çok ama çok mutluyuz.
Phiona, we are all very, very happy that you qualified.
Nitelikli saldırı suçundan.
Aggravated assault.
Hindistan, nitelikli yönetim ve teknik uzmanlığa sahip büyük bir havuza sahiptir.
India has a large pool of skilled managerial and technical expertise.
İnsanları bu bölgeye getiren nitelikli zanaata sahip ilk aile.
The very first family with a skilled trade that brought people to this area.
Nitelikli bir yatırımı nerede görsem tanırım.
I have always known a quality investment.
Çoğu nitelikli paraşütçülerdi.
Most of them were qualified parachutists.
Sanayi ülkeleri birçok nitelikli işgücüne ihtiyaç duyarlar.
Industrial countries require a lot of skilled labor.
Quintus Bubo, nitelikli ve saygıdeğer bir adamdır.
Quintus Bubo is a man of property and respect.
Nitelikli misiniz?
You're qualified?
Sen kilisedeyken, nitelikli suçlarda Frankieden cıvık bir şey duydum.
While you were at the church, I got something juicy from Frankie in major crimes.
İkincisi, nitelikli suçlar Campbellların şirketini düzenbazlıktan arıyormuş.
Second, major crimes has been looking into Campbell's firm for fraud.
Results: 411, Time: 0.0457

Top dictionary queries

Turkish - English