QUALIFIED in Turkish translation

['kwɒlifaid]
['kwɒlifaid]
nitelikli
quality
qualifications
attribute
qualified
kalifiye
skilled
qualified
overqualified
good
uygun
appropriate
fit
suitable
proper
right
good
convenient
available
perfect
eligible
yeterli
enough
good enough
sufficient
just
be enough
adequate
suffice
qualified
yetenekli
talent
skill
ability
gift
aptitude
flair
yetkin
competent
authority
capable
clearance
qualified
perfect
has
authorized
an offshoot
is a competency
finallere katılma hakkı kazandı
uzman
expert
specialist
professional
master
pro
specialized
specialised
attending
qualified
adept
turnuvaya katılmaya hak kazandı
hak kazandı
haiz

Examples of using Qualified in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Someone qualified.
Uzman biriyle.
So come down and talk to one of our qualified surgeons here at the Family Heart Center.
Bize gelin ve yetenekli cerrahlarımızdan biriyle konuşun, Aile Kalp Merkezinde.
You are no longer qualified to run this place. No.
Artık burayı yönetmeye yetkin yok. Hayır.
That I wasn't qualified to have you anymore.
Yeterli olmadığımı kabul edecektim.
West Germany qualified.
Batı Almanya turnuvaya katılmaya hak kazandı.
You all seem highly qualified for the mission I have in mind.
Bütün hepiniz aklımdaki görev için oldukça vasıflı görünüyorsunuz.
For… for this assignment. I cannot think of anyone more qualified.
Bu görev için daha uygun birini düşünemiyorum.
Qualified for the tournament, but was ejected due to the Yugoslav Wars.
Yugoslavya turnuvaya katılmaya hak kazandı ama Yugoslavyanın Dağılması nedeniyle diskalifiye edildi.
No. You are no longer qualified to run this place.
Artık burayı yönetmeye yetkin yok. Hayır.
Isn't there someone a little more qualified?
Bunu yapacak daha uzman biri yok mu?
In my opinion, not one of them is qualified for this mission!
Benim fikrime göre, onların hiçbiri bu görev için yeterli değil!
Group 6- Spain and Republic of Ireland qualified.
Grup 6- İspanya ve İrlanda turnuvaya katılmaya hak kazandı.
A Japanese samurai isn't qualified to fight with our president.
Bir Japon samurayı başkanımızla dövüşmeye uygun değildir.
Tell me someone whos more qualified for that job.
Bu iş için daha vasıflı olan kimmiş söyleyin.
They're interviewing. I am by far the most qualified person.
Mülakat yaptıkları en yetkin kişi açık ara benim.
She is more than qualified to shadow you, and we need her help.
Seni gölgelemek için fazlasıyla yetenekli, ve yardımına ihtiyacımız var.
More qualified.
Daha uzman.
DOS won the championship, and qualified for 1958-59 European Cup.
DOS şampiyon oldu ve 1958-59 Şampiyon Kulüpler Kupasına katıldı.
Group 2- Sweden and England qualified.
Grup 2- İsveç ve İngiltere turnuvaya katılmaya hak kazandı.
In the 1920s, Sabina Spielrein qualified as a doctor in Switzerland.
Li yıllarda, Sabina Spielrein, İsviçrede doktorluğa hak kazandı.
Results: 786, Time: 0.0984

Top dictionary queries

English - Turkish