YETERLI in English translation

enough
yeterince
yeterli
kadar
zaten
yetti
good enough
yeterince iyi
yeterli
layık
yeterince güzel
yeteri kadar iyi
yetmez
sufficient
yeterli
yeterince
yetti
olarak allah ve yanında kitabın bilgisi olan peygamber yeter
yeterli geliriniz var kisisel ve mesleki olarak
just
sadece
az önce
yalnızca
yeni
tıpkı
yeter
tam
hemen
biraz
daha yeni
be enough
yeterli
yeterli olmalı
kafi
öyle mi o insanları öldürürken kazandığın paranın yeterli
yetmek
yetecek mi
adequate
yeterli
uygun
suffice
yeterli
kâfi
şu kadarını
yetmez mi
yeter mi
is enough
yeterli
yeterli olmalı
kafi
öyle mi o insanları öldürürken kazandığın paranın yeterli
yetmek
yetecek mi
qualified
yeterli
hak
kalifiye
nitelendirilir
are enough
yeterli
yeterli olmalı
kafi
öyle mi o insanları öldürürken kazandığın paranın yeterli
yetmek
yetecek mi

Examples of using Yeterli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kağıt kalem yeterli. Epey güveniyorlar.
Paper and pencil are enough.
Müdahale ettiğin için teşekkürler ama oğlumu görmem yeterli.
Thank you for intervening, but seeing my son is enough.
Sadece ona mezarları göstermeyi düşündüm bir şekilde yeterli olurdu.
I just thought showing him the graves would be enough, somehow.
Benim fikrime göre, onların hiçbiri bu görev için yeterli değil!
In my opinion, not one of them is qualified for this mission!
Z 14. Bu yeterli.
Z is 14. That's enough.
Kağıt kalem yeterli. Epey güveniyorlar.
Pencil and paper are enough.
Elinor iyi.- Bu ikimizin için yeterli.
Elinor is well. That is enough for both of us.
Bilemem. Ama bir Tulpayı hayata getirmek için yeterli olabilir.
I don't know, but it might be enough to bring a tulpa to life.
ben… Tam olarak yeterli değilim.
I… I'm not exactly qualified.
Bilusaludonun gücü! Bence bu yeterli Yuko.
Bilusaludo's power! I think that's enough, Yuko.
Sekiz tane yeterli. Harika.
Perfect. Thirty. These eight are enough.
gözlerine bakmam yeterli.
looking into your eyes is enough.
İnsanlar kraliyet ailesi için ayrıcalık yapabiliyor. Yeterli değilim.
I'm not qualified. People make all kinds of exceptions for members of the royal family.
Bana özgürlüğümü verdin ve bu yeterli. Biliyorum.
I know. You gave me my freedom and that's enough.
Attığım adımlardan çıkan titreşimler, onları hareketlendirmek için yeterli.
The vibrations of my footsteps are enough to stir them into activity.
Sizin pasaportunuza gerek yok. Bir tane yeterli.
We don't need your passport, one is enough.
İnsanlar kraliyet ailesi için ayrıcalık yapabiliyor. Yeterli değilim.
People make all kinds of exceptions for members of the royal family. I'm not qualified.
Bekleyin. Hirtmannın saçını kesiyorsun, benim için yeterli.
You cut his hair, that's enough for me!- Wait!
Ama… ama ailelerimiz yeterli bir neden.
But, but… our families are enough of a reason.
Şimdi, ben kimseye birini sevdiremem, Üç yeterli.
Now, I can't make anybody love anybody. Three is enough.
Results: 22099, Time: 0.0414

Top dictionary queries

Turkish - English