MAJOR in Turkish translation

['meidʒər]
['meidʒər]
binbaşı
major
commander
lieutenant
maj.
cmdr
commodore
büyük
big
great
large
major
huge
grand
massive
giant
vast
high
ana
main
mother
primary
major
master
moment
central
base
native
mama
başlıca
main
major
primary
principal
mainly
key
primarily
chief
prime
leading
majör
major
önemli
important
importance
care
value
significance
emphasis
matters
of that magnitude
priority
big
binbaşım
major
commander
lieutenant
maj.
cmdr
commodore
binbaşının
major
commander
lieutenant
maj.
cmdr
commodore
binbaşıyı
major
commander
lieutenant
maj.
cmdr
commodore
majorun
majörü
major

Examples of using Major in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Doing his personal trainer thing yesterday. You will never guess where I saw Major.
Majorun dün nerede kişisel antrenörlük yaptığını gördüğümü tahmin edemezsin.
The Major sent her to spy on us. We're all but certain.
Binbaşının onu bizi gözetlemesi için gönderdiğine eminiz.
Which is why we must find the Major.
Bu yüzden Majörü bulmalıyız.
Yes, Major. There's something I have wanted to ask ever since I started.
Size başından beri sormayı istediğim birşey var: Evet Binbaşım.
You will never guess where I saw major.
Majorun dün nerede kişisel antrenörlük yaptığını gördüğümü tahmin edemezsin.
My case against Major is solid.
Majora karşı olan davam çok sağlam.
Played a stage drama Be a drum major.
Bir dramada rol aldım Bando majörü oldum.
Lay markers, trace your way back. Like the major said.
Işaretleri koyarak dönüş yolunu bulursunuz. Binbaşının dediği gibi.
Here's the enemy sniper activity reported during the past 24 hours, Major.
Son 24 saatteki düşman keskin nişancı faaliyet raporları, Binbaşım.
We have to get Major brains by tomorrow morning,
Yarın sabah Majora beyin vermek zorundayız
Not sure major will feel the same.
Majorun aynı şekilde hissedeceğinden emin değilim.
She's definitely gonna be an English major.
Kesinlikle bir İngiliz majörü olacak.
Reported during the past 24 hours, Major. Here's the enemy sniper activity.
Son 24 saatteki düşman keskin nişancı faaliyet raporları, Binbaşım.
The last time I sweated an outfit choice was the night Major proposed.
En son giysi seçiminde zorlandığımda Majorun teklif ettiği geceydi.
Like the major said, lay markers, trace your way back.
Işaretleri koyarak dönüş yolunu bulursunuz. Binbaşının dediği gibi.
During the past 24 hours, Herr Major. The enemy sniper activity reported.
Son 24 saatteki düşman keskin nişancı faaliyet raporları, Binbaşım.
My case against Major is solid.
Majora karşı dosyam baya sağlam.
Captain.- Major! Major, did I do something to offend you?
Binbaşım! Sizi gücendirecek bir şey mi yaptım Binbaşım?- Yüzbaşım?
Tom isn't a music major.
Tom bir müzik majörü değil.
Uh… It was good, but I had to give major another time out.
İyiydi ama Majora yine mola vermek zorunda kaldım.
Results: 19903, Time: 0.0469

Top dictionary queries

English - Turkish