ANA in English translation

main
ana
asıl
başlıca
temel
esas
büyük
önemli
ana
anna
mother
anne
ana
rahibe
primary
birincil
ana
ilk
temel
başlıca
ilköğretim
asıl
primer
ilkokul
ön
major
binbaşı
büyük
ana
başlıca
majör
önemli
master
usta
efendi
üstat
üstad
sahip
hocam
uzmanı
moment
bir dakika
biraz
zaman
bir saniye
bir anlık
anında
anda
an
central
merkez
orta
ana
base
taban
temel
merkez
baz
aşama
esas
üssü
tabanı
üsten
kitlesi
native
yerli
yerel
ana
doğal
özgü
kızılderili
anavatanı
anadili
ana dilini
so

Examples of using Ana in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Burası ve ana giriş arasındaki bütün vanaları kapatmamız gerekiyor.
We need to close down every valve between here and the mains entry.
Boş ana su borularından birinden geçerek buradan kurtulabiliriz.
We should be able to get out Through one of the empty water mains.
Evet Alabamada ana su boruları hep patlar.
Yeah, sure. Water mains break all the time in Alabama.
Aile yeni ana su boruları üstünde çalışmak için buraya geliyor.
Families will be coming here to work on the new water mains.
Evet Alabamada ana su boruları hep patlar.
Water mains break all the time in Alabama. Yeah.
Gidip, bodrumdaki ana kaynağı kontrol edeyim.
Let me go check the mains in the basement.
Ana devreleri çevrimdışı oldu.
The mains are offline.
Bubble& de ana yemekler servis edildi.
The mains are served. At Bubble.
Yapmak istemiyorum. Ana lütfen, başka ne olursa.
I don't want to do this job. Please, Ma, any other job.
Yapmak istemiyorum. Ana lütfen, başka ne olursa.
Please, Ma, any other job. I don't want to do this job.
Teşekkürler.- Ana, gitmem gerek.
Thank you.- Ma, I gotta go.
Ana güç düzelene kadar onu hayatta… tutabilecek yedek bataryalarımız var.
We have backup batteries that could sustain her until the mains are restored.
Ana güç düzelene kadar onu hayatta… tutabilecek yedek bataryalarımız var.
Until the mains are restored. We have backup batteries that could sustain her.
Yüce İsa, ana sen yanıyorsun. Tamam, sadece.
Okay. Just… Jesus Christ, Ma, you're burning up.
Yüce İsa, ana sen yanıyorsun. Tamam, sadece.
Just… Okay. Jesus Christ, Ma, you're burning up.
Yüce İsa, ana sen yanıyorsun. Tamam, sadece.
Okay. Jesus Christ, Ma, you're burning up. Just.
Yüce İsa, ana sen yanıyorsun. Tamam, sadece.
Jesus Christ, Ma, you're burning up. Just… Okay.
Bekle, ana. İçtiği zaman başka biri oluyor.
Hold on, Ma. He isn't himself when he drinks.
Ana şebekeyi yeniden başlatmamız lazım, yoksa yüksek gerilime sebep olabilirsiniz!
We have to reset the mains, or you could cause a surge!
Basınç ana hat boyunca artıp boruları patlatıyor.
The pressure's moving along the mains, blowing the pipes.
Results: 22895, Time: 0.0576

Top dictionary queries

Turkish - English