I AM PROGRAMMED in Turkish translation

[ai æm 'prəʊgræmd]
[ai æm 'prəʊgræmd]
programlandım
show
schedule
programming
software
programlıyım
show
schedule
programming
software
programlandım 600den fazla dans hareketi yapabilirim ve ben

Examples of using I am programmed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I read you, Lieutenant Doolittle, but I am programmed to detonate in 14 minutes.
Sizi duyuyorum Yüzbaşı Doolittle ama 14 dakika içinde patlamaya programlandım patlama planlandığı zamanda icra edilecektir.
I was programmed to protect the framework but also to preserve your life above all others.
Frameworku korumak için programlandım ama ayrıca sizin hayatınızı her şeyin önünde tutmam gerekiyor.
I was programmed to observe human behavior.
İnsan davranışlarını gözlemlemek için programlandım.
I think I'm programmed to be your enemy.
Sanırım senin düşmanın olmak için programlanmışım.
I was programmed to protect Sarah Connor.
Sarah Connorı korumak üzere programlandım.
I'm programmed to despise and loathe New Jersey and all that it stands for.
New Jersey ve onu simgeleyen her şeyi küçümsemek ve nefret etmeye programlanmışım.
I was programmed to leave your peculiar pathology untreated.
Tuhaf patolojinin tedavi edilmemesi için programlandım.
I was programmed to protect Sarah Connor.
Sarah Connor ı korumak için programlandım.
I was programmed to protect Sarah Connor.
Sarah Connorı korumak için programlandım.
I was programmed to observe human behaviour.
İnsan davranışlarını gözlemlemek için programlandım.
Calculon? I was programmed to take credit for this?
Bundan kendime pay çıkarmak üzere programlandım. Calculon?
Calculon I was programmed to take credit for this.
Calculon? Bundan kendime pay çıkarmak üzere programlandım.
I was programmed to sabotage the Shell.
Kabuku sabote etmeye programlandım.
You don't know! I was programmed to do this, okay?
Bilmiyorsun! Bunu yapmak için programlandım, tamam mı?
In the same way that I was programmed to to kidnap Piper and to lie to you.
Aynı şekilde Piperı kaçırmak ve… sana yalan söylemek programlandım.
I'm programmed for etiquette, not destruction!
Davranış bilgisine programlandım, yok etmeye değil!
I'm programmed to carry out orders.
Emirlere uymak için programlandım.
Of course, I'm programmed to find everything you say interesting.
Tabii ki, söylediğin herşeyi ilginç bulmak için programlandım.
Everything you say interesting. Of course, I'm programmed to find.
Tabii ki, söylediğin herşeyi ilginç bulmak için programlandım.
Because I'm programmed to.
Çünkü bunun için programlandım.
Results: 50, Time: 0.0371

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish