ILLEGAL in Turkish translation

[i'liːgl]
[i'liːgl]
yasadışı
illegal
illicit
unlawful
outlaw
yasal
legal
legitimate
legit
lawful
legislative
rightful
statutory
kaçak
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
yasak
illegal
ban
curfew
illicit
off-limits
verboten
taboo
exclusion
forbidden
allowed
i̇llegal
yasadışıdır
illegal
illicit
unlawful
outlaw
yasadışıydı
illegal
illicit
unlawful
outlaw
yasaktır
illegal
ban
curfew
illicit
off-limits
verboten
taboo
exclusion
forbidden
allowed
yasaklanmalı
illegal
ban
curfew
illicit
off-limits
verboten
taboo
exclusion
forbidden
allowed
yasaklanmış
illegal
ban
curfew
illicit
off-limits
verboten
taboo
exclusion
forbidden
allowed

Examples of using Illegal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So… also illegal.
They're not doing anything illegal.
Kanunsuz bir şey yapmıyorlar.
You know it's illegal to lie on the enlistment form.
Askere kayıt formunda yalanın kanun dışı olduğunu biliyorsun.
The illegal kind. Genetic.
İllegal türden. Genetik.
Polyandry's Illegal In New York State.
Poliandri, New Yorkta yasadışıdır.
He had no papers, he was illegal.
Evrakı yoktu. Durumu yasadışıydı.
It's illegal to fire a plumber before he's done.
İşi bitmeden tesisatçıyı kovmak yasa dışıdır.
This whole part of the river's illegal to even be in.
Nehrin bu tarafında dolaşmak bile yasaktır.
Of course not. That's why they need to wake up and make it illegal.
Bittabi. O yüzden akılları başlarına gelmeli ve bu yasaklanmalı.
A legitimate reason to sue them.- It's not illegal if you can find.
Onları dava etmek için… geçerli bir sebep bulursan kanunsuz değil.
The demand for drugs in Kosovo is not exclusively limited to illegal narcotics.
Kosovadaki uyuşturucu talebi yalnızca yasaklanmış uyuşturucu maddeler ile sınırlı değil.
Like the last six dresses you tried on. Illegal.
İllegal. Denediğin son altı elbise gibi.
Cockfighting's illegal where I come from.
Geldiğim yerde horoz dövüşü yasadışıdır.
was your stuff illegal contraband, too?
senin malların da mı yasadışıydı?
Totally illegal, even if I wanted to!
İstesem bile tamamen yasa dışıdır.
It's illegal to make it or sell itwithout a government license.
Hükümetin izni olmadan yapmak ve satmak yasaktır.
Sex trafficking, illegal body parts.
Seks trafiği, kanunsuz vücut parçaları.
Between selling illegal services or ordering hits on anyone who got in your way.
İllegal hizmetler satarken… ya da yoluna çıkanların öldürülmesini emrederken.
You know they made it illegal to hitchhike in this state?
Biliyor musun bu eyalette otostop yasaklanmış.
It's illegal to be married to two people at the same time, Dewey.
İki kişi ile aynı anda evli olmak yasadışıdır, Dewey.
Results: 6373, Time: 0.0586

Top dictionary queries

English - Turkish