ILLITERATE in Turkish translation

[i'litərət]
[i'litərət]
cahil
ignorant
illiterate
redneck
uneducated
ignoramus
clueless
philistine
ignorance
benighted
uninformed
okuma yazma bilmeyen
okuryazar
illiterate
okuma-yazma bilmeyen
cahiller
ignorant
illiterate
redneck
uneducated
ignoramus
clueless
philistine
ignorance
benighted
uninformed
okuma müsün
okuması olmayan
yazma
write
typing
manuscript
the writing

Examples of using Illiterate in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
First of all, illiterate people are affected.
Öncelikle, okuma yazma bilmeyen insanlar etkileniyor.
Tranzec was tested using poor, illiterate children as guinea pigs.
Tranzec, denek olarak okuma yazma bilmeyen fakir çocuklar üzerinde test edilmiş.
Firstly, the illiterate people are influenced and they are supporting the ISI.
Ve onlar ISI yı destekliyor. Öncelikle, okuma yazma bilmeyen insanlar etkileniyor.
Tom's illiterate.
Tom okuma-yazma bilmiyor.
No wonder they called me illiterate at my new school.
Yeni okulumdakilerin okuma yazma bilmediğimi söylemelerine şaşmamalı.
Tom is illiterate, isn't he?
Tom okuma yazma bilmiyor, değil mi?
So handsome and illiterate! What a pity!
Böyle yakışıklı olup da okuma yazma bilmemek ne yazık!
What a pity! So handsome and illiterate!
Böyle yakışıklı olup da okuma yazma bilmemek ne yazık!
Cause according to that website, you're illiterate.
Çünkü o siteye göre sen bir cahilsin.
They're brave, but illiterate.
Cesurlar, ama okuma yazma bilmiyorlar.
You are literally pop-culture illiterate.
Cidden pop kültür cahilisin.
Click- illiterate farmer arrested over propaganda via books.
Tiklayin- okuma yazmasi olmayan çiftçi, kitapla propaganda yapmaktan tutuklandi.
Illiterate, Catherine signed her wedding contract with an'X.
Catherine okuma yazma bilmediği için evlilik cüzdanını“ X” ile imzaladı.
You illiterate foreign pig!
Seni zırcahil yabancı domuz!
Pakistan's illiterate dictator, Bhuto.
Pakistanın kara cahil diktatörü Bhutoyu.
I'm not illiterate.
Kara cahil değilim.
You're illiterate, aren't you?
Okuma yazma bilmiyorsun değil mi?
The illiterate people drew a line on their LOU's without understanding the terms.
Kara cahil insanlar şartları anlamadan senetlerine çizgi çekmişlerdi.
He's not illiterate.
Eğitimsiz biri değil!
Hey, Charlie, how you spell illiterate?
Hey, Charlie,'' kara cahil'' nasıl yazılıyor?
Results: 197, Time: 0.0546

Top dictionary queries

English - Turkish