IMMUNITY in Turkish translation

[i'mjuːniti]
[i'mjuːniti]
muafiyet
exemption
immunity
waiver
exempted
deductible
dispensation
dokunulmazlık
untouchable
invulnerable
sacrosanct
immunity
ungifted
inviolable
bağışıklık
immune
immunized
dokunulmazlığı
untouchable
invulnerable
sacrosanct
immunity
ungifted
inviolable
dokunulmazlığım
untouchable
invulnerable
sacrosanct
immunity
ungifted
inviolable
dokunulmazlığın
untouchable
invulnerable
sacrosanct
immunity
ungifted
inviolable
bağışıklığı
immune
immunized
muafiyeti
exemption
immunity
waiver
exempted
deductible
dispensation
bağışıklığın
immune
immunized
bağışıklığının
immune
immunized

Examples of using Immunity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Something that gives deceased humans the immunity that lithium gives them.
Ölü insanlara lityumun onlara verdiği bağışıklığı veren bir şey.
We can give you immunity. I didn't say that.
Öyle söylemedim. Sana muafiyet verebiliriz.
I do have immunity, Mr. Tuello.
Benim dokunulmazlığım var, Bay Tuello.
The immunity that lithium gives them. Something that gives deceased humans.
Ölü insanlara lityumun onlara verdiği bağışıklığı veren bir şey.
For all gun charges. Immunity for the MC.
MCnin butun silah suclamalarindan muafiyeti.
I do have diplomatic immunity.
gerçek şu ki, diplomatik dokunulmazlığım var.
He already had the immunity.
Onun zaten bağışıklığı vardı.
For all gun charges. Immunity for the MC.
MCnin bütün silah suçlamalarından muafiyeti.
He said,"no, I have immunity And they don't.
O da'' Hayır olmaz, benim dokunulmazlığım var, onların yok'' dedi.
Spirulina accelerates recovery and improves immunity.
Spirulina, iyileşmeyi hızlandırır ve bağışıklığı artırır.
Immunity. For the MC for all gun charges.
MCnin bütün silah suçlamalarından muafiyeti.
Would make that an unwise decision. My diplomatic immunity as Corrino envoy.
Bunun akılsızca bir davranış olacağını söylüyor. Corrino elçisi olarak diplomatik dokunulmazlığım.
Some believe the only way out is to achieve herd immunity.
Bazıları tek çıkar yolun sürü bağışıklığı kazanmak olduğuna inanıyordu.
I told you before, I don't understand this immunity.
Daha önce de söyledim, ben bu bağışıklığı anlamıyorum.
I have diplomatic immunity.
diplomatik dokunulmazlığım var.
It's all right. I have immunity from the U.
Sorun değil. Kanuni dokunulmazlığım var.
I have diplomatic immunity. You going to arrest me?
Tutuklayacak mısın? Diplomatik dokunulmazlığım var?
As an ambassador I have diplomatic immunity.
Büyükelçi olarak diplomatik dokunulmazlığım var.
As an ambassadorI have diplomatic immunity.
Büyükelçi olarak diplomatik dokunulmazlığım var.
If you are the police, you know I have diplomatic immunity.
Eğer polisseniz, diplomatik dokunulmazlığım olduğunu bilmeniz gerekir.
Results: 1755, Time: 0.045

Top dictionary queries

English - Turkish