IMPENETRABLE in Turkish translation

[im'penitrəbl]
[im'penitrəbl]
geçilmez
impenetrable
impassable
you cannot breach
girilemez
impenetrable
impregnable
aşılmaz
impenetrable
insurmountable
uncrossable
impassable
geçilemez
impenetrable
impassable
girilmesi imkansız
aşılamaz
to instill
to imbue
to inoculate
to give
delinmez
impenetrable
delinemez
impenetrable
delinemez gibi

Examples of using Impenetrable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Of almost impenetrable mountain barriers.
O, neredeyse geçilmez dağ setlerinin diyarıdır.
Buried super deep in an impenetrable airtight container.
Delinmez, havasız bir kapta süper derinlere gömmüşler.
it's considered impenetrable.
ama diğerleri girilemez olduğunu düşünüyor.
Unfortunately, it lies within the impenetrable Jungle Pod.
Ne yazık ki, bu aşılmaz Orman Kapsülünün içinde yatıyor.
But. Impenetrable.
Delinemez.- Ancak.
Against Constantinople's seemingly impenetrable walls. Mehmed's land forces open another front.
Konstantinopolisin delinemez gibi görünen surlarına karşı bir cephe daha açar.
How did you break through the NIS's impenetrable security?
UİSnin aşılamaz güvenliğini nasıl aştın?
The dragon's blood made my skin impenetrable.
Ejderhanın kanı derimi geçilmez kıldı.
The Pink Panther is protected, and by forces more impenetrable than any army.
Pembe Panter korunuyor, bir ordudan bile daha geçilemez kuvvetlerle.
Their breastplates are made from the same impenetrable metal as their tanks.
Zırhları Osmanlı tanklarıyla aynı delinmez metalden yapıldı.
One bite, and your heart will become impenetrable.
Bir ısırık ve kalbin girilemez olacak.
Like any material, it is not completely impenetrable.
Bununla birlikte herhangi bir materyal gibi tamamen aşılmaz değildir.
A man like Trask would no doubt be protected… by some impenetrable security system.
Trask gibi bir adam şüphe yok ki aşılamaz güvenlik sistemleri ile korunuyordur.
Doors, impenetrable.
Kapılar geçilmez.
She ties it around my neck, and she tells me that it's impenetrable.
Onu boynuma bağladı ve bana bunun delinemez olduğunu söyledi.
Of the Nemean lion? to cut the impenetrable skin… Which one of your soldiers knows how?
Askerlerinizden hangisi bir Nemean Lionun delinmez derisini yüzmeyi biliyor?
Pozarevac is a fortress, impenetrable.
Pozarevac bir kaledir, içeri girilemez.
Yeah, well, no security system is 100% impenetrable.
Evet. Ama hiçbir güvenlik sistemi% 100 aşılamaz değildir.
stronger… and more impenetrable than Cassino.
Cassinodan daha güçlü ve geçilmez.
The impenetrable stronghold of Momon. We must infiltrate the Geysers of Gygax, Quiet.
Sessiz ol. Gygax Gayzerlerindeki… Momonın girilemez kalesine gizlice girmemiz gerek.
Results: 211, Time: 0.0619

Top dictionary queries

English - Turkish