INDOOR in Turkish translation

['indɔːr]
['indɔːr]
kapalı
shut
indoor
closed
sealed
locked
is off
confined
trapped
blocked
are offline
salon
hall
saloon
gym
room
parlor
ballroom
lounge
indoor
parlour
theater
ev
house
home
place
household
apartment
housing
iç mekan
interior
indoor
i̇çerideki
inside
in there
come in
in here
on in
get in
let
indoor
salonda
hall
saloon
gym
room
parlor
ballroom
lounge
indoor
parlour
theater
evde
house
home
place
household
apartment
housing
i̇çeride
inside
in there
come in
in here
on in
get in
let
içeride
inside
in there
come in
in here
on in
get in
let

Examples of using Indoor in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Indoor marco polo, huh?
İçeride Marco Polo oyunu, ha?
He came to my class and we built an indoor edible wall.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.
Indoor picnics?
Evde pikniği mi?
No, no, I meant more like an indoor game like gin rummy.
Yo, yo, ben daha çok ev oyunlarını kastetmiştim, iskambil gibi.
Okay, indoor it is.
Tamam, içeride olsun.
This is my indoor scooter.
Bu benim ev motorum.
Tom's cat is an indoor cat.
Tomun kedisi, ev kedisidir.
You're an indoor kitty now.
Sana söylüyorum. Artık ev kedisisin.
And after the indoor races we will start again.
Ve içerideki yarışlardan sonra tekrar başlayacağız.
My aunt said you had an indoor pool.
Evinizde yüzme havuzu vardı.
Ifyou don't wanna play basketball, I know some other indoor sports.
Eğer basketbol oynamak istemiyorsan iç mekanlara uygun başka sporlar biliyorum.
The camera exposure's set for indoor.
Kamera ışık ayarı iç mekana göre yapılmış.
Saiki Kanuma technique was used for indoor fights.
Saiki Kanuma tekniği dar alanlarda ki dövüşler için kullanılmıştı.
I am definitely not an indoor cat.
Ben kesinlikle bir ev kedisi değilim.
That's an indoor dog.
Bu bir ev köpeği.
You play indoor football.
Kapalı salonda futbol oynamışsınız.
Indoor tactical facility.
Kapalı mekân taktik tesisi.
He is an indoor cat.
Tam bir ev kedisi.
I'm an indoor person.
Ben kapalı mekan insanıyım.
I'm an indoor person, Liv.
Ben kapalı mekan insanıyım Liv.
Results: 310, Time: 0.1423

Top dictionary queries

English - Turkish