INNARDS in Turkish translation

['inədʒ]
['inədʒ]
iç organları
internal organs
bağırsakları
bowel
intestinal
gut
colon
intestines
thairm
colorectal
iç organlarını
internal organs
iç organlarla
internal organs
innardsdaki

Examples of using Innards in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thank you, thank you. So it's something about the… texture of the innards mixed in with the suet that I just can't.
Yani hazmedemediğim yağının… iç organlarındaki dokuya karışmasıyla ilgili… Teşekkürler, teşekkürler.
After two hours of throwing up my innards, we go to the campsite and it where dawn
İki saat boyunca içim dışıma çıktıktan sonra kamp yerine vardık
Quantum mechanics revealed much more about the innards of atoms, enabling astronomers to begin to solve the mystery of the White Dwarf.
Kuantum mekaniği atomların içi hakkında çok daha fazla bilgi ortaya çıkardı. Gök bilimciler Beyaz Cücenin gizemini ortaya çıkarmaya başladılar.
The innards of a carcass constitute roughly a quarter of its weight. The fifth quarter?
Beşinci kısım? Leşin ağırlığının dörtte biri bile etmeyen… iç kısımları?.
then the beef innards right there. tongue, kidney, pig's ear.
körili balık topları, şu da sığırın iç kısımları.
the eruptions driven from the creature's mighty innards, breath stopped,
o ışıldayan çelik toynaklar, o yaratığın muazzam iç organlarından gelen patlamalar,
the eruptions driven from the creature's mighty innards, breath stopped,
o ışıldayan çelik toynaklar, o yaratığın muazzam iç organlarından gelen patlamalar,
My innards are rotting.
İç organlarım çürüyor.
St Gesippe, twist its innards.
Aziz Gesippe, iç organlarını büker.
You can remove the innards.
İç organlarını sen temizle.
Yeah, Africans eat goat's innards.
Öyle, Afrikalılar bağırsak yer.
What brings you to the innards of darkness?
Sizi karanlığın içlerine getiren nedir?
Your innards are of no consequence to me.
Organlarının benim için zerre önemi yok.
gizzard… all the innards.
taşlığı, tüm iç organları çıkarılır.
Aye. Poison from the innards of poisonous toads.
Zehirli kurbağının bağırsakları ile sıvadım. Evet, zehirli.
Guess those rusty old innards finally straightened themselves out.
O eski parçalar nihayet kendi kendilerine düzelmişler sanırım.
It will take some time, the innards and such.
Ama içini falan ayarlamak zaman alacaktır.
You know, thank her for letting us use her innards.
Bilirsin, ona iç organlarını kullanmamıza izin verdiği için.
Here's where they cut him open to remove his innards.
Burası, iç organlarını çıkarmak için kestikleri yer.
I will be replacing your innards with these bagpipes, Queen Victoria.
Bağırsaklarını bu gaydayla değiştireceğim Kraliçe Viktorya.
Results: 161, Time: 0.0511

Top dictionary queries

English - Turkish