IRRATIONAL in Turkish translation

[i'ræʃənl]
[i'ræʃənl]
irrasyonel
irrational
saçma
ridiculous
nonsense
bullshit
stupid
absurd
silly
crazy
rubbish
dumb
preposterous
akıldışı
irrational
insane
irrational
mantıksız
logic
reason
sense
rational
prudence
akıl dışı
yersiz
unwarranted
out of turn
inappropriate
undue
unfounded
out of place
unfortunate
uncalled for
groundless
misplaced
mantıklı
logic
reason
sense
rational
prudence
i̇rrasyonel
irrational
mantıksızdır
logic
reason
sense
rational
prudence

Examples of using Irrational in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Irrational numbers converted to integers.
İrrasyonel sayılar tam sayılara dönüştürüldü.
Magic is irrational and counter-intuitive.
Büyü mantıksızdır ve doğal değildir.
rational and irrational.
yerli ve yersiz korku.
I know it's irrational.
Biliyorum çok saçma.
This man is in an irrational stateof mind!
Bu adam mantıklı düşünemiyor!
The penchant for biological life-forms to anthropomorphize inanimate objects is irrational.
Biyolojik yaşam formları için… antropomorfize edilmesi mantıksızdır.
That can't be expressed as a simple fraction! Irrational action.
Açıklanamaz ki bu basit bir kesirle! İrrasyonel aksiyon.
S, to popcorn problems and irrational fears.
IBSden alet sorunlarına ve yersiz korkulara kadar.
I know it's totally irrational, but… You know I can't.
Biliyorsun yapamam. Biliyorum çok saçma, ama.
It was one of the only rational responses to the irrational situation my life had become.
Hayatımın dönüştüğü bu mantıksız duruma, verdiğim tek mantıklı yanıt oldu bu.
It's irrational from a financial standpoint.
Mali açıdan mantıklı değildir.
It was one of the only rational responses to the irrational situation my life had become.
Hayatımın dönüştüğü bu mantıksız duruma… verdiğim tek mantıklı tepki bu oldu.
Dealing with completely irrational behavior. I'm a perfectly sane woman.
Oldukça makul bir kadınım. tamamen mantıklı davranışlar sergileyen.
That was stupid and irrational and I did that because I was in love with you.
Aptal ve mantıksızcaydı ve sana o sırada aşık olduğum için yaptım.
They personified hope, the most irrational and unyielding of emotions.
Onlar, duyguların en irrasyoneli ve yamanı olan umudun simgesiydiler.
He is irrational!
Mantıksızın teki!
I hate the irrational.
Mantıksızlıktan nefret ederim.
The last time you were this irrational was with Embry.
Bu mantıksızlığı en son yaptığında Embryyleydin.
That's irrational.
Bu çok mantıksızca.
I intend to show your erratic and irrational behaviour since the start of this crisis.
Göstermeyi planladıklarım, krizin başından beriki istikrarsız ve mantıksızlıklarınız.
Results: 462, Time: 0.0696

Top dictionary queries

English - Turkish