IRREVOCABLY in Turkish translation

geri dönülmez şekilde
geri dönülemez biçimde

Examples of using Irrevocably in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mixing these elements, we irrevocably bind ourselves to one another, creating a new Crescent pack.
Bu elementleri birleştirerek geri alınamaz bir şekilde kendimizi birbirimize bağlıyoruz. Böylece yeni bir Hilal sürüsü oluşturuyoruz.
I will tell you only what you need to know to prevent Adam from irrevocably damaging the future.
Sana sadece Adamın geleceğe düzeltilemez biçimde zarar vermesini önlemek için bilmen gerekeni söyleyeceğim.
Yeah. I actually alternate in between thinking everything is irrevocably screwed up…
Evet. Ben aslında sırayla her şeyin değiştirilemeyecek kadar… berbat olduğunu
they would play together in The Condemned of Altona, and that changed their lives irrevocably.
Birkaç ay sonra birlikte Altona Mahpuslarında oynadılar ve bu, onların hayatını geri dönülemez bir şekilde değiştirdi.
But for the rest of our sad, wretched, pathetic lives this is who we are to the bitter end inevitably, irrevocably.
Ama hüzünlü, acınası, zavallı hayatlarımızın sonuna kadar acı son için biz buyuz kaçınılmaz, geri alınamaz.
Professor… you will see that the issue of violence… is irrevocably connected to the other issues we wrestle with.
mücadele içinde olduğumuz diğer sorunlarla geri dönülemez bir şekilde ilişkili olduğunu görebilirsiniz.
I hereby resign irrevocably as vice-president of the Nation, so as not to harm the President, or jeopardize our institutions.
Başkan Yardımcılığı makamından, Başkana zarar vermemek, ve kurumlarımızı tehlikeye atmamak için geri alınamaz biçimde istifa ediyorum.
In daily life, even as in battle,… each one of us is mysteriously and irrevocably bound to our fellow man.
Günlük yaşamda, savaşta bile,… her birimiz ilginç ve değiştirilemez bir şekilde yanımızdaki arkadaşlarımıza bağlıyızdır.
Because ever since you two had sex, Virginia, you have completely and irrevocably turned on me.
Çünkü siz seks yaptığınızdan beri Virginia tam anlamıyla ve geri dönülemez bir biçimde bana sırtını döndün.
Ever since you two had sex, Virginia, you have completely and irrevocably turned on me.
İkiniz seks yaptığınızdan beri Virginia tam anlamıyla ve geri dönülemez bir biçimde bana sırtını döndün.
with all the might of the Lord bearing down on a single point until it is utterly and irrevocably crushed.
Tanrının tüm gücüyle tek bir noktaya saldırıp onu tamamen ve geri dönülemez şekilde ezdiği.
and the law was totally, irrevocably corrupt in territorial New Mexico.
sağlamak zorunda olduğunu düşündü. New Mexicoda yasalar tamamen ve geri dönülemez biçimde yozlaşmıştı.
Two irrevocably hostile humanoids.
Birbirine amansızca düşman iki insansı.
It is now irrevocably locked… to the counterfeit signature.
Artık geriye dönülmez şekilde hedefe kilitlendi.
Captain Crais has now been officially pronounced irrevocably contaminated.
Yüzbaşı Crais şu andan itibaren resmi olarak, düzeltilemez biçimde kirlenmiş olarak kabul edilmiştir.
Suddenly you are not just ageing, you are irrevocably dying.
Birdenbire yaşlanmakla kalmıyor dönüşü olmaksızın ölüyorsun.
This event… would have irrevocably altered everything that was to come.
Bu vaka olacak olayları geri dönülemez şekilde değiştirecek olan şeydi.
Suddenly you are not just aging, you are irrevocably dying.
Birdenbire yaşlanmakla kalmıyor… dönüşü olmaksızın ölüyorsun.
And third, I was unconditionally and irrevocably in love with him.
Üçüncüsü ona kosulsuz ve geri dönülemez bir sekilde asik olmustum.
From which… from which… from which I alone am irrevocably excluded.
Dönüşü olmayan geri dönüşü olmayan bir yalnızlık.
Results: 99, Time: 0.0516

Top dictionary queries

English - Turkish