IT RAIN in Turkish translation

[it rein]
[it rein]
yağmur
rain
rainy
rainfall
yağdığını
yağmuru
rain
rainy
rainfall
yağsın
yağdırmak

Examples of using It rain in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Vernon and his entire crew, they make it rain wherever they go.
Vernon ve tüm adamları gittikleri yere para yağdırıyorlar.
Dwayne, how about you not pee on my head and call it rain?
Dwayne, kafama işeyip yağmur yağıyor dememeye ne dersin?
Make it rain on me, Vex!
Bana da yağmur yağdır, Vex!
I took my umbrella lest it rain.
Belki yağmur yağar diye şemsiyemi aldım.
Because I made it rain, that's what I did today!
Bugün bunu yaptım! Çünkü yağmur yağdırdım.
I hope you got an umbrella.'Cause daddy gonna make it rain!
Umarım şemsiyen vardır, çünkü paralar yağmur gibi üstüne yağacak!
I have never seen it rain so hard.
Hiç bu denli şiddetli bir yağmur görmemiştim.
Turns out, all I had to do was make it rain.
İşler yoluna girdi, tek yapmam gereken yağmur yağdırmaktı.
And, you ask, why does it rain every time they sing?
Bir de her şarkı söyleyişlerinde neden yağmur yağıyor diye soruyorsunuz?
But never in all my years I have seen it rain like cats and dogs, have I seen it rain $100 bills.
Ama bütün bu yıllar boyunca gökten yüz dolarlık banknot yağdığını hiç görmemiştim.
This is the express bus from Shinjuku to Iida. How could it rain… on us three beautiful women?
Nasıl yağmur yağabilir ki… Biz üç güzel kadın için?
when We send down upon it rain, it quivers and swells
üzerine su yağdırdığımız zaman titreşip kabarır
If so… keep them confined in that barrier over there… and from the top of the cliff, make it rain arrows on them!
O zaman kendilerini şu engellerin arasına sıkıştırıp… kayalığın tepesinden üstlerine ok yağdıracağız.
cause Leonard's gonna make it rain!
altın bir şemsiye çünkü Leonard para yağdıracak!
Didn't It Rain is the second studio album by English actor and musician Hugh Laurie.
Didnt It Rain, İngiliz aktör ve müzisyen Hugh Laurienin ikinci stüdyo albümüdür.
I made it rain Jell-O, then I gathered it up with the Outtasighter
Jöle yağmuru yaptım, sonra onları Gözden Kaldırıcı ile topladım,…
All you have to do is make it rain food three meals a day every day for the foreseeable future and in 30 days we hold a grand reopening of the island as a must-see cruise destination.
Tüm yapman gereken, günde 3 öğün yemek yağdırmak. 30 günlük tahmin edilebilir bir zaman dilimi boyunca adanın büyük açılışını devam ettirip görülmesi şart bir gemi gezisi yapacağız.
As a must-see cruise destination. and in 30 days we hold a grand reopening of the island, every day for the foreseeable future, is make it rain food three meals a day, All you have to do.
Senin işin günde üç öğün yemek yağdırmak… önümüzdeki her bir gün için… ve 30 gün sonra adanın yepyeni açılışını yaparak… burayı mutlak bir gemi varış noktası yapacağız.
Oh I did let it rain Jell-O in the middle of the night,
Jöle yağmuru yaptım, sonra onları Gözden Kaldırıcı ile topladım,
Watched it rain.
Yağmuru izledim.
Results: 9410, Time: 0.0481

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish