JACEK in Turkish translation

jacek
jaeck
jack
yacek
jasec
jaceki
jaeck
jack
yacek
jasec
jacekin
jaeck
jack
yacek
jasec
jaceke
jaeck
jack
yacek
jasec

Examples of using Jacek in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But Jacek claims that Arkad marked the naquadah to make sure that none of his men would try to double cross him.
Ama Arkad Jaceke naquahdahı adamları kendisine kazık atamasın diye işaretlediğini söylemiş.
There's been a change of plans, Jacek, and unfortunately, you're no longer part of this new arrangement.
Planlarda değişiklik oldu, Jacek, ve ne yazık ki, siz artık bu yeni anlaşmanın bir parçası değilsiniz.
Before he regains all the functions he's lost, Jacek will have to undergo a few more operations
Kaybettiği fonksiyonlarını geri kazanabilmesi için… Jaceke birkaç operasyon daha yapılacak…
then Jacek has himself a deal.
o zaman Jacekin kendisiyle uzlaşırız.
The explosion in Moldova highlighted the need for better protection of the pipelines, Jacek Saryusz-Wolski, chairman of the EP's foreign affairs committee, told EUobserver.
APnin dışişleri komitesi başkanı Jacek Saryusz-Wolski EUobservera verdiği demeçte, Moldovadaki patlamanın boru hatlarının daha iyi korunması gereğinin altını çizdiğini söyledi.
Jacek will have to undergo a few more operations and that's bound to take several years.
Kaybettiği fonksiyonlarını geri kazanabilmesi için… Jaceke birkaç operasyon daha yapılacak…
Jacek Jędruch(Warsaw, Poland,
Jacek Jędruch( Varşova,
Sam's right, if… Jacek is telling the truth
Sam haklıysa, eğer… Jacek doğruyu söylüyorsa…
If… Jacek is telling the truth
Sam haklıysa, eğer… Jacek doğruyu söylüyorsa…
murder of Waldemar Rykowski Having examined the case of jacek Lazar on March 16, 1986 in Warsaw.
Varşovada öldürülmesinden… suçlu bulmuştur, Varşova İl Mahkemesi Jacek Lazar davasında.
When Jacek came, Ilona was alone, but earlier there was someone there, and that person shot Maciek.
Ama önceden orada biri varmış ve Macieki vurmuş. Jacek geldiğinde Ilona yalnızmış.
An opportunity to campaign for the opposition and freedom of expression are the necessary conditions for free and fair elections," said Jacek Saryusz-Wolski, the Polish head of the European Parliament's foreign affairs committee.
Avrupa Parlamentosunun dışişleri komitesinin Polonyalı başkanı Jacek Saryusz-Wolski de'' Muhalefetin gösteri düzenleme olanağı ve ifade özgürlüğü özgür ve adil seçimler için gerekli şartlardır.'' dedi.
Apart from his own works, the album also features Jarre's electronic-style interpretation of Polish protest song"Mury", written by Jacek Kaczmarski in 1978, to the melody of"L'estaca" by Lluís Llach.
Albümde kendi çalışmalarının yanı sıra Jarreın elektronik müzik yorumuyla Jacek Kaczmarskinin 1978 yılında Lluís Llachın'' Lestaca'' melodisi üzerine sözlerini yazdığı, Leh protest şarkı'' Mury'' ye de yer vermiştir.
He cooperated with such musicians as: Helmut Nadolski, Jacek Bednarek, Andrzej Kurylewicz,
Birlikte çalıştığı sanatçılardan bazıları Helmut Nadolski, Jacek Bednarek, Andrzej Kurylewicz,
Jacek, keep going.
Jacek, devam et.
Jacek, of course.- Jacek.- Jacek.
Jacek, tabii ki.- Jacek.- Jacek.
Very much, Jacek.
Çok sevmiş, Jacek.
Jacek? Good night.
Jacek? İyi geceler.
Jacek strangles the man.
Jacek adamı boğar.
Jacek? Good night?
İyi geceler- Jacek?
Results: 129, Time: 0.0462

Top dictionary queries

English - Turkish