JOURNALS in Turkish translation

['dʒ3ːnlz]
['dʒ3ːnlz]
günlükler
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
dergileri
magazine
journal
publication
gazetelerini
newspaper
paper
gazette
journal
günlükleri
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
günlüklerini
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
günlük
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
dergi
magazine
journal
publication
dergilerin
magazine
journal
publication
dergisi
magazine
journal
publication

Examples of using Journals in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And when those journals passed the border,
Ve bu günlükler sınırı geçtiğinde,
Medical journals and case studies.
Tıbbî dergi ve araştırma vakalarından.
We don't have to keep the journals if we don't want to.
Eğer istemezsek günlük tutmak zorunda değiliz.
A map showing the location of these journals is also available on PKP's website.
Bu dergilerin yerini gösteren bir harita PKP web sitesinde de mevcuttur.
The killer's name could be in here. Silvano's journals.
Silvano nun günlükleri. Katilin adı orada olabilir.
Should we read each other's journals and promise to be best friends forever?
Birbirimizin günlüklerini okuyup sonsuza kadar kanka mı olacağız?
Just, like, pictures and journals, things I never knew about him.
Sadece, resimler ve günlük gibi şeyler Onun hakkında hiç bilmediklerim.
He got back the journals.
O dergi döndüm.
The journals only still publish your writing for the freak value of your by-line.
Dergilerin yazılarını hala basıyor olmasının tek sebebi künyendeki ucubelik değeri.
You are reading scientific journals.
Bir sürü bilim dergisi okuyorsun Seninle konuşmam lazım.
Silvano's journals. The killer's name could be in here.
Silvano nun günlükleri. Katilin adı orada olabilir.
Hell, I will even settle for a quick read of Clayton's journals.
Claytonın günlüklerini hızlıca okumaya bile razıyım ulan.
There's, like, pictures and journals.
Resimler ve günlük gibi şeyler.
Lea said I'm not allowed to read medical journals.
Lea tıbbi dergi okumamı yasakladı.
Of Clayton's journals. Hell, I will even settle for a quick read.
Claytonın günlüklerini hızlıca okumaya bile razıyım ulan.
I read 18 psych journals.
Psikiyatri dergisi okudum.
The day the contest was announced, the Halliday Journals appeared.
Yarışma duyurulduğu gün Halliday Günlükleri ortaya çıktı.
But… nothing like this. Enough to confirm that he kept journals.
Günlük tuttuğunu teyit etmeye yetecek kadar şey vardı… ama böyle bir şey yoktu.
And reliving traumatic memories. But neither is reading through your murderous brother's journals.
Aynı zamanda katil kardeşinin günlüklerini okuyup… travmatik anılarını canlandırmak da değil.
I read 18 psych journals.
Psikoloji dergisi okudum.
Results: 405, Time: 0.0506

Top dictionary queries

English - Turkish