KILLS in Turkish translation

[kilz]
[kilz]
öldürür
to die
death
dead
killed
öldürdü
to kill
murder
cinayetler
murder
homicide
crime
kill
öldürüyor
to die
death
dead
killed
öldüren
to die
death
dead
killed
öldürürse
to die
death
dead
killed
öldürmeden
to kill
murder
öldürmüş
to kill
murder
öldürdüğü
to kill
murder
cinayetleri
murder
homicide
crime
kill
cinayet
murder
homicide
crime
kill

Examples of using Kills in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Are his first kills. It's difficult to imagine that these two men.
Bu iki adamın, zanlının ilk cinayetleri olduğuna… inanmak zor.
The kills are messy, savage.
Cinayetler vahsiceymis.
Kills, Dell.
Cinayet, Dell.
It's difficult to imagine that these two men are his first kills.
Bu iki adamın, zanlının ilk cinayetleri olduğuna… inanmak zor.
When the random phase begins, the kills seem to be without design.
Gelişigüzel'' dönem başladığında, cinayetler plansız gözükür.
I don't think a man kills with his hands unless he's angry.
Bir adamın kızmadıkça elleriyle cinayet işleyeceğini sanmıyorum.
kid-- unauthorized kills, selling secrets.
yetkisiz cinayetler, satılan sırlar.
Fourteen kills. All women.
Ilaçla bayıltılmış, 14 cinayet… hepsi kadın.
All the kills are clean except in the instance of the last victim, Jeremy Collins.
Son kurban Jeremy Collins dışında bütün cinayetler temiz.
Two kills on two coasts in two days.
İki günde iki kıyıda iki cinayet.
But the kills are the exact opposite, incredibly violent and angry.
Inanilmaz vahsi ve öfkeliler. Ama cinayetler tamamen zit.
Kills your man seed. Can't waste any.
Erkeğin dölünü öldürüyorlar. Boşa gitmemeliler.
A number of serial killers have had long intervals of time between kills.
Birçok seri katilin öldürme aralarında uzun süreler var.
That which kills you makes you stronger.
Seni öldürmek seni daha güçlü yapacak.
She's with him when he kills Crow.
Crowu öldürürken o onunla.
Your boss nearly kills my patient And he sends his driver in.
Patronun az kalsın hastamı öldürüyordu ve şoförünü yolluyor demek.
After Delcampo kills Adrianna, he has to return the gun to the library.
Delcampo, Adriannayı öldürdükten sonra silahını kütüphaneye geri götürmeli.
We need to get out of here after nii-sama kills the Russian woman.
Ağabeyim Rus kadını öldürdükten sonra bu şehirden çıkmamız gerekiyor.
Unless Summer kills me, in which case, you have been like a brother.
Tabii Summer beni öldürmezse. Yani bu durumda, benim için kardeş gibiydin.
I'm supposed to sit around till Domingo kills me?
Domingo beni öldürene kadar beklemeli miydim?
Results: 4060, Time: 0.061

Top dictionary queries

English - Turkish