KNOW I KNOW in Turkish translation

[nəʊ ai nəʊ]
[nəʊ ai nəʊ]
bildiğimi biliyorum
bildiğimi bilmelerini
bildiğimi öğrenmemeli

Examples of using Know i know in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I need to light a fire, let them know I know.
Bir ateş yakıp, onları bildiğimi haber vermeliyim.
You know I know who did it.
Kim olduğunu sen de, ben de biliyoruz.
Daddy, I know all about you… and you know I know.
Ben de senin hakkındaki her şeyi biliyorum, baba… ve sen de bunu biliyorsun.
I think I know what you know I know.
Bildiğimi bildiğin şeyi biliyorum bence.
Right, I'm gonna do that next, you know I know.
Doğru, bunu yapacağım, sen de ben de biliyoruz.
And they know I know. Everybody.
Herkesi. Onlar da tanıdığımı biliyor.
Everybody. And they know I know.
Herkesi. Onlar da tanıdığımı biliyor.
I know why he come by to see me, and he know I know.
Beni neden görmeye geldiğini biliyorum, o da bunu biliyor.
Fscx75\fscy75}I know I know you from someplace.
Seni bir yerden tanıyorum.
my feet had brought me back to the Temple of Sacrifice, I know I know it.
bekaretimi sunduğum… fedakarlık tapınağına getirmişti. Bildiğimi biliyorum.
I think I have been in media all these years, because… a lot of people know I know about too many things.
Sanırım bunca zamandır medya işinde olunca bir sürü kişi hakkında bir sürü şey biliyorsun.
my feet had bore me back to the Temple of Sacrifice I know I know it.
bekaretimi sunduğum… fedakarlık tapınağına getirmişti. Bildiğimi biliyorum.
I think I'm still in media all these years, because… a lot of people know I know about too many things.
Sanırım bunca zamandır medya işinde olunca… bir sürü kişi hakkında bir sürü şey biliyorsun.
You know I know you're low on arrows, you're low on oil, you're low on men.
Sen erkeklerin düşük Sen petrole düşük Sen, Seni okları düşük biliyorum.
I know I know it. Before I realized it, my feet had borne me back to the Temple of Sacrifice.
Ne olduğunu anlayamadan, ayaklarım beni, bekaretimi sunduğum… fedakarlık tapınağına getirmişti. Bildiğimi biliyorum.
We both know I know where I live, but do you know where I live?
İkimizde nerede yaşadığımı bildiğimi biliyoruz… ama sen benim nerede yaşadığımı biliyor musun?
They know I know.
Benim bildiğimi biliyorlar.
You know I know how.
Çıkaracağım. Nasıl çıkarıldığını biliyorum.
You know I know that.
Cause they know I know.
Çünkü bildiğimi biliyorlar.
Results: 1902719, Time: 0.0575

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish