KUWAITI in Turkish translation

[kʊ'weiti]
[kʊ'weiti]
kuveyt
kuwait
kuveytli
kuwait
kuveyte
kuwait
kuveytte
kuwait

Examples of using Kuwaiti in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If the Iraqi army finds out… that we're taking a Kuwaiti in our bus… then our lives will be in danger.
Eğer Irak ordusu otobüste Kuveytli birini götürdüğümüzü öğrenirse, hayatımız tehlikeye girer.
That had gone completely, desperately insane. with horses, thoroughbreds… It was a garden belonging to the Kuwaiti royal family.
Kuveyt kraliyet ailesine ait bir evin bahçesiydi… atlar, safkan atlar… tamamen mahvolmuş, son derece vahim bir durumda.
In 1993 the value of the gold was estimated at one billion dollars, rumored to be owned by Kuwaiti interests.
Yılında, Kuveytli hissedarların sahibi olduğu söylenen altının değeri, 1 milyar dolar olarak hesaplanmıştı.
The temporary cease-fire would become formal in 48 hours if Iraq releases all POWs and Kuwaiti detainees.
Geçici ateşkes 48 saat içinde resmileşecek tabi eğer Irak savaş esirlerini ve Kuveytli tutukluları serbest bırakırsa.
Albanian Prime Minister Sali Berisha has invited Kuwaiti investors to Albania, his office announced on Sunday April 4th.
Arnavutluk Başbakanı Sali Berişanın ofisinden 4 Nisan Pazar günü yapılan açıklamada, Berişanın Kuveytli yatırımcıları Arnavutluka yatırım yapmaya çağırdığı bildirildi.
first phase ended and Arafat-who was commanding Fatah forces at Tel al-Zaatar-narrowly escaped with assistance from Saudi and Kuwaiti diplomats.
aşaması sona erdi ve Tel al-Zaatardan el-Fetihi yöneten Arafat Suudi ve Kuveytli diplomatların yardımıyla zorlukla kurtulabildi.
an Iranian national, orphaned at an early age during the Kuwaiti crisis of 1991.
İranlı olan Payam Golshiri, 1991 Kuveyt krizi sırasında.
It was a garden belonging to the Kuwaiti royal family… that had gone completely, desperately insane. with horses, thoroughbreds.
Burası, çaresizlikten tamamen delirmiş… cins atların ve saf kanların olduğu… Kuveyt kraliyet ailesine ait bir bahçeydi.
thoroughbreds… It was a garden belonging to the Kuwaiti royal family.
saf kanların olduğu… Kuveyt kraliyet ailesine ait bir bahçeydi.
The Iraqi government rejected the border changes and continued to claim Kuwaiti territory near the port.
Irak hükümeti sınırları kabul etmedi ve Kuveytin kendi parçası olduğu iddialarına devam etti.
Emir of Kuwait Sheikh Sabah Al-Ahmad Al-Jaber Al-Sabah, referring to Kuwaiti Guantanamo detainees, said: You know better than I that we cannot deal with these people the Guantanamo detainees.
Kuveyt Emiri Şeyh Sabah IV Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah Amerikalı yetkililere Guantanamo Kampındaki Kuveytlilerden bahsediyor:'' Bu insanlarla uğraşamayacağımızı siz bizden iyi biliyorsunuz.
A first set of Kuwaiti stamps had already gone into production,
İlk Kuveyt pul seti 5np, 10np değerleriyle şeyh
As part of independence in 1961, the government established the Kuwaiti dinar as its currency and reissued the 1959 stamps in the new values,
Yılındaki bağımsızlığın bir parçası olarak hükümet işlemde olan para birimini Kuveyt dinarı olarak tesis etti
Turkish Foreign Minister Ahmet Davutoglu and Kuwaiti counterpart Sheikh Mohammad al-Sabah met in Kuwait City on Sunday(October 17th)
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Kuveytli mevkidaşı Şeyh Muhammed Sabah, ikili ekonomik ve siyasi ilişkileri ilerletmenin
within two days of intense combat, most of the Kuwaiti Armed Forces were either overrun by the Iraqi Republican Guard
çoğu çatışmalarda Irak Cumhuriyet Muhafızlarının Kuveyt Silahlı Kuvvetleri üzerinde üstünlük kurmasıyla geçen işgal,
According to news reports, al-Sabah suggested that Kuwaiti businessmen were interested in investment opportunities in the Turkish-run northern part of Cyprus
Basında çıkan haberlere göre el Sabah, Kuveytli işadamlarının Kıbrısın Türk yönetimindeki kuzey kesiminde yatırım olanaklarıyla ilgilendiğini
Kuwaiti Prime Minister Nasser Mohammed al-Sabah met with Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan, President Ahmet Necdet Sezer
Kuveyt Başbakanı Nasır Muhammed el Sabah 3 Nisanda başlayan Ankara ziyaretinde Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan,
A number of Kuwaiti fundraisers exploit the charitable impulses of unwitting donors by soliciting humanitarian donations from both inside
Bağış toplayan bir dizi Kuveytli, insan sever hâle bürünerek, habersiz bağışçıların hayırsever dürtülerini
On 11 March, Kuwaiti Directorate General of Civil Aviation has suspended all travel,
Mart: Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, 13 Martta başlayan Kuveyte
There were several reasons for the Iraq move, including Iraq's inability to pay more than $80 billion that had been borrowed to finance the war with Iran and also Kuwaiti overproduction of oil which kept oil revenues down for Iraq.
Bazıları ise Irakın, İran-Irak Savaşı esnasında aldığı 80 milyar doların üzerindeki borcu ödeyemediği ve Kuveytin ürettiği petrolün çok fazla olmasının Irak petrollerinin değerini düşürmesi gibi sebeplerin saldırıyı tetiklediğini söyledi.
Results: 102, Time: 0.0395

Top dictionary queries

English - Turkish