LANCE CORPORAL in Turkish translation

[lɑːns 'kɔːpərəl]
[lɑːns 'kɔːpərəl]
onbaşı
corporal
corp
cpl
erbaş
lance corporal
specialist
PV1
private
non-commissioned
petty officer
private first class
anybody-man
lance corporal
erbaşı
lance corporal
specialist
PV1
private
non-commissioned
petty officer
private first class
anybody-man

Examples of using Lance corporal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
NCIS Agents escorting one Lance Corporal?
Dört NCIS ajanı bir kıdemsiz onbaşıya refakat ediyor?
Lance Corporal, whatever one does, one never lets standards slip!
Ýnsan ne yaparsa yapsýn asla standardýn altýna düþmemeli!
Lance Corporal Fragetti, Gunny.
Onbaşı Lance Fragetti, üstçavuşum.
Four NCIS agents escorting one Lance Corporal?
Dört NCIS ajanı bir kıdemsiz onbaşıya refakat ediyor?
Lance Corporal Novin has the wheel.
Lance Onbaşı Novinin tekerleği var.
Lance Corporal?
Lance Onbaşı?
Lance, lance corporal.
Lance, Binbaşı Lance.
Hey, Lance Corporal.
Hey, Erbas.
You have earned it, congratulations. Lance Corporal?
Hak ettin, tebrikler. Lance Onbaşı?
Is now spreading like wildfire throughout the media. Lance Corporal Mark Bradford's Web testimony to Riordan, who saved his life earlier this year in Iraq.
Onbaşı Mark Bradfordun web sitesinden Riordanla ilgili yaptığı bildiride… geçen yıl Irak Savaşında hayatını kurtardığını anlatması… tüm medyada hızla yayılan bir haber oldu.
two Marines- a Lance Corporal Harold Dawson
iki Denizci Kıdemsiz Onbaşı Harold Dawson
Is now spreading like wildfire throughout the media. Lance Corporal Mark Bradford's Web testimony to Riordan, who saved his life earlier this year in Iraq.
Onbaşı Mark Bradfordun geçen yıl hayatını… kurtaran Riordan hakkında internette anlattıkları… medyada büyük bir hızla yayılıyor.
The story I have just told you… is the exact same story you're gonna hear from Lance Corporal Dawson… and it's the exact same story you're gonna hear from Private Downey.
Size az önce anlattığım hikaye Kıdemsiz Onbaşı Dawsondan dinleyeceğiniz hikayenin tıpatıp aynısıdır ve Er Downeyden dinleyeceğiniz hikayenin tıpatıp aynısıdır.
The water wouldn't drain away, so Sam and me… Lance Corporal Thursday, Colonel,
Onbaşı Thursday, Albay ızgarayı kaldırdık.
The story I have just told you is the exact same story you will hear… from Lance Corporal Dawson and Private Downey. That's right.
Hikâyenin tamamen aynısıdır… Erbaş Dawsondan dinleyeceğiniz Size az önce anlattığım hikâye… ve Er Downeyden dinleyeceğiniz hikâyenin tamamen aynısıdır… Doğru.
Lieutenant Kendrick, did you order Lance Corporal Dawson… and Private Downey to give Willie Santiago a Code Red?
Teğmen Kendrick, Kıdemsiz Onbaşı Dawson ve Er Downeyye Willie Santiagoya Kırmızı Kod uygulamalarını emrettiniz mi?
On August 22, the day before yesterday. I conducted the interview with Lance Corporal Herman Valenzuela.
Ağustosta yani dünden önceki gün… Erbaş Herman Valenzuelayla röportaj yaptım.
Yes, Captain, I was given an order by my squad leader… Lance Corporal Harold W. Dawson, United States Marine Corps…
Evet, Yüzbaşı, manga liderim Kıdemsiz Onbaşı Harold W. Dawson Birleşik Devletler Deniz Piyade Birliği,
That's right. What I have just told you is exactly what you will hear… from Lance Corporal Dawson and Private Downey.
Hikâyenin tamamen aynısıdır… ve Er Downeyden dinleyeceğiniz Doğru… Erbaş Dawsondan dinleyeceğiniz Size az önce anlattığım hikâye.
And Lieutenant Martinez… Corporal Stavrou… That's how we honour your brother… Lance Corporal Mottola… Hector's father… who picked up a rifle and did what needed to be done.
Ve Teğmen Martinezi… Onbaşı Stavrouyu… Onbaşı Mottolayı… Hectorun babasını… ki o bir tüfek kapıp yapılması gerekeni yaptı.
Results: 260, Time: 0.0428

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish